jean jacques rousseau  

başlık içinde ara
  1. (bkz: encyclopedie)
    (mese odunu 04/05/2010 18:27)
  2. (bkz: danielle rousseau)
    (netekim 23/07/2010 04:38 ~ 23/07/2010 10:25)
  3. toplumun ortaya çıkış sürecini aşamalandırarak kurgulamıştır.

    ilk evrede insanlar anarşik sürüler halinde, genel olarak dağınık biçimde yaşarlar. burada mülkiyetten söz edilemez, "doğal özgür insan"ın bulunduğu evredir. ikinci evrede teknolojik bir gelişimle -hatta devrim-; yani av araçlarının icadıyla birlikte insanlar avcılık-toplayıcılık döneminde yaşarlar. burada eşitsizlikler söz konusudur, av araçlarının sahipleri toplumda üstün kesim olarak öne çıkar. düşünür bu evreyi eşitsizliğin esas başlangıcı saymakla beraber, burada da insanın doğal durumda ve özgür olduğunu söyler. insanlığın burada kalmasının ideal bir durum olabileceğini de söyler derdim rahat rahat. ama bakma, emin değilim. diyemiyorum. esas mülkiyet kavramı ve eşitsizlik üçüncü evrede ortaya çıkar. üçüncü evre, tarımsal üretime geçilen evredir. toprağın ve tarımsal üretimin zor araçlarıyla ya da insanları bir şekilde kandırarak maliki olan insanlarla beraber, bunların toprağında köleleştirilen ya da çalıştırılan insanlar ayrışırken, sınıflar yavaş yavaş oluşmaya başlamıştır. rousseau esas olarak sınıf ayrımı değil; ancak zengin-yoksul ayrımı yapıyor. bu zengin yoksul ayrımından sonra, zenginler mallarını mülklerini korumak için yoksulları kandırarak "yalancı toplum sözleşmesi"ni yoksullara kabul ettirerek devletin kuruluşuna öncülük etmişlerdir. devletin kurulduğu bu evre dördüncü evredir.

    dördüncü evreden sonra doğa durumundaki "doğal özgür insan", kimliğini kaybederek yeni bir kimlik kazanmıştır. bu kimlik; "toplumsal köle insan" kimliğidir. işte rousseau da bu noktadan geriye bir dönüş olamayacağını söyler. doğa durumuna geri dönüşün imkansızlığına değinir. insana ancak üçüncü bir kimlik kazandırarak onu bu kölelikten kurtarabileceğinizi söyler. bu yeni kimlik; "toplumsal özgür insan" kimliğidir. burada ortaya "yasa" kavramı çıkar. insanlar; diğer insanlara bağımlı değil de yasa gibi ortak bir değere, soyut bir nesneye bağlı olurlarsa özgür olurlar.

    efendim işte buradan yasalar önünde eşitliğe, yurttaş kavramına, "yasacı"ya, genel iradeye, "hakiki toplum sözleşmesi"ne filan gidiyorsunuz. çekinmeyin, gidin. engellemem. "bu öğrendiklerimiz, günlük hayatta nerede işimize yarayacak" serisinden bugünlük bu kadar. sağlıcakla kalın. esen kalın. şen kalın.
    (sevdigi doner olmus horoz 30/06/2011 16:50 ~ 09/10/2011 00:55)
  4. --- alıntı ---

    l'homme est né libre, et partout il est dans les fers. *

    --- alıntı ---
    (veled 09/09/2012 13:43)
  5. "beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey kalpleri birbirine bağlayamaz."
    (dutyemisgeveze 13/10/2013 23:01)
  6. edebiyat dersi için ahenkli ve birbirine uyumlu ismi ile ilgimi çeken ezberlemesi kolay, akılda kalıcı yazar.
    (harictengazel 14/10/2013 21:57)
  7. (bkz: jan jak russo)
    (lord of empires 15/10/2013 00:21)
  8. (bkz: itiraflar)
    (vuslatyolcusu21 29/04/2014 04:50)
  9. geçin "toplum sözleşmesi"ni; zat'ın asıl şaheseri "insanlar arasındaki eşitsizliğin temelleri üzerine"dir ve ne kadar sağlam bir analizci olduğunu asıl bu kitabında görürsünüz. hayatımda okuduğum en güzel önsöz de bu kitaptaydı sanırım, küçük bir kaç parça

    "....konu insanlar hakkında birşeyler yazmaksa eğer, söyleyeceğim her kelimenin, yazacağım her cümlenin biraz eksik kalacağının farkındayım. peşinen söyleyeyim; bu kitap bireysel ve toplumsal davranışlarımızın gerçek nedenlerini anlatmaktan çok uzak kalacaktır; şimdiye kadar yazılmış ve bundan sonra yazılacak olan diğerleri gibi...
    .
    ....hiçbir kitap insan doğasını tanımlamanın açık bir reçetesini veremez; keşke yapabilsedim, ama biliyorum ki yazacağım hiçbir şey buna muvaffak olmamı sağlamayacak. şu ana kadar yazılanların en kusursuzu delphi tapınağı'nın girişindeki o iki kelimedir ve o iki kelimenin bize anlattıkları, kağıda dökülenlerin anlatıklarının çok ötesindedir..."

    not : delphi tapınağını girişinde "nosce te ipsum" (kendini tanı) yazıyordu.
    (az pilav 30/04/2014 02:05)
  10. gelişmenin ileri doğru olmadığını, bozulma şeklinde ortaya çıktığını söyler. bu bozulmanın kaynağı toplumun kendisi, özellikle de "toplumsal eşitsizlikler"dir. du contrat social ou principes du droit politique* kitabında insanın özgür doğup sonradan zincire vurulmuş olduğunu belirtir. aynı şekilde toplumlar da özgür değildir, zincire vurulmuştur. ona göre toplumun altın çağı ilkel dönemdir ve rousseau'nun ideal toplum modeli soylu vahşiler ile devletsiz halklar arasında bulunabilir. bu şekilde michel de montaigne'den ilham aldığı "soylu vahşi" düşüncesini ilerletmiştir.
    (tac mahal 12/06/2014 03:07)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.