mahya  

başlık içinde ara
  1. camilerin minareleri arasında konan ışıklı yazı..özellikle ramazan ayında bu yazılar konur..

    "hoşgeldin ya şehri ramazan"
    "on bir ayın sultanı" bu yazılar arasında en çok kullanılanlardan..
    (kirdin iste mubarek 23/08/2009 00:23)
  2. "oruç tut,sıhhat bul"..
    (alixandro87 23/08/2009 00:28)
  3. "ey oruç tut bizi"
    (tuytun 23/08/2009 00:38)
  4. Özellikle ramazan ayına hoşluk katması ile bilinirdi , artık siyasi konulardaki hasasiyetimizi de mahya sayesinde belli ediyoruz.

    laik ve milliyetçi (!) duyguları baskın bir ülkeden çeşitli örneklerle izah edelim ;

    "ne mutlu türk üm diyene "

    genç sivillerin orjinal mahya istekleri de şu şekilde ; - 29 ekim'de

    -"tehlikenin farkında mısınız?"

    -"camiler laiktir laik kalacak"

    - 12 eylül'de "darbe yap sıhhat bul

    sözün özü mübarek gün ve gecelerle sınırlı bir süsleme değildir . resmi gün ve haftalarda siyasi mesaj içerikli de karşımıza çıkabilmektedir.


    (ismi mahfuz 09/10/2009 00:04)
  5. (bkz: ideolojik mahyalar )
    (yettim gayri 09/10/2009 00:46)
  6. kandil gecelerinde camilere kurulması 2.selim han veya 1.ahmed döneminde başlamış, özel günlerin anlamını en güzel şekilde ifade eden, görsel gelenek.
    (nas 24/05/2010 14:19)
  7. her ne kadar gereksiz gibi görünse de ramazan'a ayrı bir tat veren süslemelerdir...

    (bkz: hoşgeldin ya şehri ramazan)
    (adeviye 10/08/2010 19:25)
  8. (bkz: müslümanlar cumhuriyetperverdir)
    (ubeyit hatipzade 10/08/2010 19:30)
  9. İlk kez 1. Ahmet Döneminde Sultan Ahmet Camisine asılan "mahya" insanlar üzerinde derin etkiler uyandırdığından tüm İstanbul ve Osmanlı camilerine yayılmış. Fatih Camii imamının keşfettiği mahyayı 1. Ahmete teklif ettiği rivayet edilmektedir. Mahya, cami minarelerinin arasına asılan ışıklı yazılarmış ve Farsça aylık anlamına gelen "Mahiye" sözcüğünden türemiş.

    Bir yabancı seyyah demiş ki:

    "Dünya yüzünde sevilmeye ve sayılmaya layık Türklerin hiçbir medeni eserleri olmasa bile, yalnız şu gökten yıldızları toplayıp minareler aralarında yazı yazmayı akıl etmeleri, bunda muvaffak olmaları, onların medeniyette ne kadar ilerde olduklarının bir ifadesidir."
    (gulizar 23/08/2010 21:30)
  10. minareler arasına

    "on bira
    yın sultanı"

    yazan görevliye,
    cami imamının okkalı bir tokat yapıştırdığı ışıklı yazıdır.
    *
    (hare 01/08/2011 09:18)
  11. günümüzde bazı cahillerin ve de fütursuzların, başbakanı eleştirme mahallidir..

    ah oğul! o mahyaya o tür kelimeleri yazmadan önce kargayı kılavuz almasaydın iyi olurdu oğul..
    (feryâd-i ebkem 01/08/2011 11:36)
  12. --- alıntı ---

    vaktiyle, "ramazan'da mahyalara neler yazılmalı? sizin bir mahyanız olsa, ne yazardınız?" konulu bir soruşturma yapmıştım. rahmetli cem karaca, "allah'ı sev" yazacağını söylemişti. ahmet kekeç ise "hor görme garibi" demişti. orhan gencebay'ın meşhur şarkısı. fakat sonradan fark ettim ki bu söz bir tasavvuf deyişiymiş: "hor görme garibi kalbinde rahman vardır."

    --- alıntı ---

    *
    (ubeyit hatipzade 02/08/2011 18:09 ~ 02/08/2011 18:09)
  13. (bkz: yer mahyası)
    (zerre 01/09/2011 15:43)
  14. yaklaşık dört yüz senelik bir ramazan geleneğidir. zanaattır. ustaları azalmaktadır.
    18. yüzyılın ilk yarısından sonra süleymaniye mahyacısı abdüllatif efendi, süleymaniyenin üç şerefeli minarelerinin arasına kandillerden yapılmış bir köprü, köprünün üstüne bir fayton altına da balıklar yerleştirir ve o zamanın halkına büyük bir görsel ziyafet sunar.* ve sanılanın aksine ilk sinemanın temelleri adına atılan ilk görsel oynatımı fransa'dan önce gerçekleştirmiştir.
    bence üniversitelerin sanat tasarım fakültelerine bu tür bölümler konulsa süper olur. hem gelenek bilim ve teknolojiyle gelişir hem de mükemmel bir tanıtım olur.*****
    (veled 15/08/2012 05:13)
  15. *"mahiye: aylık"tan. ramazan ayında geçici bir süre için kurulduğundan bu ismi almıştır.*
    (zerre 19/10/2014 13:06)
  16. --- böyleydi osmanlı nın ramazan ı ---

    1578'de istanbul'a gelen salamon schvveigger'in seyahatnamesindeki bir gravürde iki caminin minareleri arasına gerilmiş bir ipe asılı kandillerle mahya betimlenmiş olması ilginçtir. bu resim, mahya geleneğinin birinci ahmed döneminden daha önce de olduğunu kanıtlıyor. katip çelebi ise takvimü t tevarih adlı eserinde başlıca büyük camilere mahya kurulmasının 1723'te sadrazam nevşehirli damat ibrahim paşa tarafından emredildiğini yazıyor.

    mahyacılar ramazanın ilk on beş günü boyunca "yazılı", ikinci on beşinde de "resimli" mahyalar kurar. islam harfleriyle "sülüs" ve "celi" tarzlarında bir iki sözcüklü yazıların en çok yinelenenleri "ya şehr-i ramazan", "maşallah", "elhamdülillah", "ya kerim", "bismillah", "allah", "ya rahman", "şefaat"... iken 1921 ramazanından başlayarak "yaşasın gazimiz", "yaşasın istiklâliyet", "tayyareyi unutma", "yaşasın misak-ı milli", "israftan kaçın", "yetimleri unutma", "yerli malı al", "içki aile düşmanıdır", "kumar insanı mahveder" sözleri yazılmaya başlanır. resimli mahyaların ise en çok tercih edilenleri, kız kulesi, cami, köşk, köprü, kayık, yelkenli, ay-yıldız, fıskiye, kuş ve güldür.

    ama en çok ilgi çekeni süleymaniye minarelerinde gerçekleştirilebilen "gezdirme mahyalar"dır. bu düzenekle, köprü görüntüsünün önünde hareketli kayık ve balıklar, köprünün üstünde yürüyen arabalar canlandırılır. çok zahmetli olup hüner ister; bir yelkenli için 122, saltanat kayığı resmedilmesi için ise 198 kandile ihtiyaç vardır.

    ...

    ord. prof. dr. süheyl ünver'in istanbul risaleleri'nden öğrendiğimize göre bir ara ayasof'ya camii'nde elektrikle mahya kurulur ama çok geçmeden vazgeçilir. bunun üzerine mebani-i hayriye müdürü olan esat beyi meclis-i vükelâ'dan çağırarak, "niçin zeytinyağı ile mahya kuruluyor da fennin ihtiramdan istifade edip elektrikle kurmuyorsunuz?" diye sorar. esat bey verdiği cevapta, "bu milli bir sanattır, elektrikle olmaz. mahya yalnız göstermelikten ibaret değildir, halka heyecan da vermektir. halk arasında 'bugün nasıl bir mahya yapılacak' şeklinde bir heyecan, bir bekleyiş vardır. elektrikle mahya aynı şeyi yazar" der. fatih camii'nde de benzer bir olay olur, bir ara elektrikle "bismillah" yazılır, halkın pek beğenmemesi üzerine tekrar eski usule dönülür.

    elektrikli mahyaların saltanatı 1923 yılında fatih ve ayasofya camileriyle başlar ama önceleri istenilen başarı elde edilemez. ayasofya'ya kurulan ilk mahyanın ampullerinin fazla parlamasından dolayı yazılar okunamaz, halktan da ciddi tepkileri alınır, anlayacağınız ilk elektrikli mahya girişimi tam bir fiyaskodur...

    ...

    fransız edibi theophile guatier istanbul gecelerini anlatırken tanzimat devri ramazanlarına şöyle bir ışık tutar:
    "alelâde zamanlarda istanbul'un sokakları aydınlık değildi. herkesin sanki birini arıyormuş gibi fenerini elde taşıması icap ederdi. fakat ramazan gelince her şey değişiverdi. istanbul bir şark hükümdarının yakuttan tacı gibi ışıl ışıl parlıyordu. camilerin minareleri, şerefelerin her birinde kandilden birer bilezik taşıyordu. bir minareden bir minareye ilahi bir kitabın sahifelerinden inmiş gibi, ateşten harflerle yazılmış mahyalar süzülüyordu. sultanahmet, yeni cami, süleymaniye ve sarayburnu'ndan eyüp tepelerine doğru yükselen bütün mabetler nur içinde yatıyordu. hilal, önündeki yıldızlarla semavi bir bayrağa sanki türklüğün sembolünü işler gibiydi."

    bir başka seyyah da mahyalar için şunları not eder: "dünya yürzünde sevilmeye ve sayılmaya lâyık türklerin hiç bir medeni eseri olmasa bile yalnız şu gökteki yıldızları toplayıp minareler arasında yazı yazmaya akıl edişleri ve bunda muvaffak olmaları onların medeniyette ne kadar ileri olduklarının bir ifadesidir."

    --- böyleydi osmanlı nın ramazan ı ---
    (zerre 12/06/2016 12:13 ~ 12/06/2016 12:24)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.