ne aspirin ne sovyet  

başlık içinde ara
  1. ismet özel'in tek mısralık uzun şiirlerinden biri.

    Hangi kitap yazıyo
    Men sevem eller ala

    Kaptırıldıkları şey mütemadiyen kiracı bulurum avuntusudur ya işte
    tamı tamına o bütün derdi kaskatı bir dinamo temin edemezsem
    ölürümde dondurulan güç var ya işte tamı tamına onun sıhhatini ispat
    etmesine umulmadık bir katkı sağladığı için Niyazi Sayın'ı Acapulco'da
    ağırlamak senaryosu hazırlıklarının gişe beklentisine tanınan imtiyazı
    ön sıraya çekmekten ziyade Pentagon ağırlıklı üretim çevrelerince göz
    önünde tutulmaya münhasır Bach çalıp göbek atmak tavrı bir çıtçıtmış
    gibi değil de bir pıtpıtmış gibi algılandığında ki hiçbir araştırma
    şimdiyedek karşımıza başka türlü algılandığına veya algılanabileceğine
    dair herhangi bir emare çıkarmadı işi mazeret merdivenine gözünü
    dikmeye tevessül etmeden yüklendiğine kanaat getirilen mirastan
    mahrum kaçağı ayazın alnına bırakılmış küle siyme yarışından sağ
    çıkacağı ihtimalini hep akılda tuttuğumuz bir esmere rağmen koçulur
    vasfıyla sahile indirdiyseniz sizi öksüz çobanın selâmını almaktan
    melankolinin canıtez esintisinde eziliş boğuntusu şahsına vız gelip tırıs
    gittiğinden olsa gerek yine mi iş başa düştü daraltısıyla törende
    meslastikli bulunma bezginliği muvacehesinde bin dereden su getirme
    kurnazlığına sapma ihtiyacı duymaksızın kurtaran bindallı taklidi
    naylon çaputu sıradanlığı bahane ederek çalım satma vasıtası şekline
    soktuğuna dair beyhudelik ezikliğine mensup ne yapsak içimizden
    atamadığımız fosilleşmiş yeni yetmelerden hangisinin eliyle olursa
    olsun önünüze öd kopartıcı bir süratle adeta bir harita paftası gibi
    açılıveren fermandan bozma itirafnameyi tasnifinizde barok çağın çok
    sık rastlanan höpürtülerini aratmayacak üsluptaki çekicilikle
    mahremiyet babına dahil etmeniz tel'in olunduğunuz haberinin sadece
    takbihe uğramak talihsizliği yolunda tefsir edileceğinden benim adam
    boyunu aştığı bence bittecrübe sabit o iki metre derinlikteki aklığıyla
    körleştiren kar çölünün sathında kilometrelerce yürürken ruzveltlerimin
    altına mı üstüne mi diyeceğimi bilememe aczine düşmüşlüğümle
    takındığım Norveç malı hediğin inatla ruhuma gerek rahatta ve gerekse
    esas duruşta ne iğfale ne tahrike meydan verme ehliyetine sahip
    seyreltide tesir edişine bir pay tanıyarak neyi nerede hangi kesafetin
    dolandırıcılar nezdinde taklidiyle vakit kaybetmenin kaş yaparken göz
    çıkarmak kontenjanı kabul edilen ziynet takdirine eş tutarcasına tahsil
    etmiş olursak olalım yayla bulutlarındaki pembelik yaylacıların güğüm
    gürültülerine çıngırak anlamı vermek aşkına beşerin tasavvur sahasında
    hilkatin fevki diye bir mefhum yer alamayacağı istikametindeki itikadım
    nispetinde müteşabih telâkki edildiğinden şüpheye mahal yoktur. Hayır,
    bin kere hayır! Bırak fısk dolu âyinlerinizin bahşettiği imkân nispetinde
    kasvetin alâyişini sabah akşam körüklendiği tapınaklarınızın kenar
    avlusunu süpürme fikrini aklımdan geçirmek mücavir semtlerinden bile
    geçmedim kendinizden geçerek birbirinize neler yaptığınız o yerlerin.
    Allah tez zamanda belânızı versin. Siz ikiniz nacağı kıracak kadar
    öfkemi kabartanlardan olmayacaksanız yine mutlaka sizlerden biri
    olacaktır. Kabar istediğin kadar istediğin sıklıkta kabar gelmez bunun
    bir pörsüdüğü vakit diyen dayak yememiş besbelli. Öfkenin kabarması
    seferberliğin arifesindeki pandispanyanın kabarmasından bile dudak
    büktürücü küçüklükte bir manzaranın ihmale gelir parçası artık. Ayrıntı
    değil parça. Paça. Bana dökmeci sıkmacı palangacı ecirci sabırcı
    zannıyla muameleniz muhtemel ünsiyeti tebahur ettirdi. Beni söğüşleme
    teşebbüşlerinizdeki tırtıkla cidden incindiğim halde hangi cehennemden
    yolunuzu buluyorsunuz diye bir Allah'ın günü gelip size sormadım.
    Buna mukabil aranızdan biri gelip münasebetsizce çarpar korkusuyla
    aldığım tedbirler her Allah'ın günü canımı burnumdan getirdi. fiehrin
    ablak kesimlerini görmezlikten gelinemeyecek miktarda biperva
    kapladığınız az gelmiş sanki de zeytinyağı timsali üste çıkıp ne günlere
    kaldık deme şirretliği gösterirseniz herbirinizin ağzını carttadak
    yırtarım. Ne yani elbette postallı elbette palaskalıyım. Sayısı hiç önemli
    değil size çok hayatta kaldığınız her bir gün. Hayattan şikâyetiniz
    dayanılmaz bunalımlardan beter işkencelere sürüklenmek diye
    dillendirilmişse size az. Adam olmak diye bir şey kaldı mı ki sizi
    lunaparka sürükleyen bira kokusu uzun taşkınlığıyla Vistül ırmağı
    görüntülerini vahlanan kaşıntılarınıza ilâve edip Polonya Lehistan
    adıyla anılırken mazi mazısını sıkıp suyunu çıkarmayı kimlik endişesi
    tahtında üst beni bene bende benden kondursun. Faaliyetine ispirtoyla
    başlayan gazocağının kısık ateşinde pişip dünya kadar masraşa önünüze
    konan yemeklerin tel dolapta ekşimesine bir perspektif getirmeyenlerin
    özür beyanı öyle arabesk öyle kalleştir ki neşrettikleri ter kokusunu ha
    ifadenin gücü ha gücün ifadesi biçiminde dayatmaları arabeskin
    dûnunda kaleşnikofun kuburundadır. Zaten zırt pırt görevdi izindi tatildi
    rapordu nikâhdı sünnetti cenazeydi yok bilmem daha neydi deyip neyse
    artık fazlasını aklımızda yer ettiğine rağbetle mutlaka kelimelere
    dökmek hepimiz için bir boşvermecilik nişanesi olacaktır. fiartların bir
    yanda kelimelerin ise diğer yanda olduğuna dair haberi yıldızlarına
    bakarak ve onların barışıklığı hiçbir zaman tatmadıkları dikkatini
    vakıadan esirgemeyerek doğrulayacaksınız. Geçimsizliğe hangi taraf
    sebep oluyor sorusuna dalmadıkça ikisinin de size bir-ki bir-ki bol bol
    nefes aldırmakla kalmayıp ne yere ne de zamana aldırıp hayat öpücüğü
    furyası yarattıklarına şahit olacaksınız. Yine de çörek otu ve zerdeçal
    modasıyla âyan olan cumhuru keller ve topallar eşliğine izafe edilen
    yardım yüzünden kızılca kıyamet intibaı uyandıran alaylarca kapı kapı
    gezdirilmedikçe hiçbir temmuz teskeresiyle mücevheri düşürtmez
    gecenin pankreası. Söz şartlara da kelimelere de uzaktır. Söz uzaklaştı.
    Türk ilinde tek başıma sözün uzaklığına tahammül ettim. Rayiha kaldı.
    Buna misafirperverlik değil tahammül denmelidir ve üstüne kiloyla
    değil tane hesabı satılan limonlardan sıkıp yenmelidir. Neden derseniz
    sözün sözü sular seller gibi bilenlerin ölçemediği yedeğe alınamaz
    atmosferik değeri kaybolacak cinsten benzeşimi geceyi geçirmek için
    rayiha bana mülâki oldu. O pürüzsüz o pir ü pak o tiril tiril o sır dolu ısır
    dolu dolu o dişil duruşu o serin işvebazlığı o asude simetrisinin
    davetkârlığı ne demezsin deyimiyle kirlenmemek biraz daha açık
    konuşalım çimdiklenmemek kastı güdüp bende gizlendi. Ne iyi olmuş.
    Ter ü taze. Ye Ye Ye. Her vakit vurucunun hınk deyicisi olmayışını
    kutluyor. Tembel. Kırık mandal durumuna düşmeyişinin kirasını yiyor.
    Tünel fikrini sırf dikkati kaydırmak için ortaya atmadıklarının delili yok.
    Onlar gibilerin analarını bilirim. Nasıl Greta Garbo'nun 1990'da öldüğü
    insana inanılacak şey gibi görünmüyorsa hayaliyle status quo
    sarımsağına sızmayı başaran kasıkların afişini Toulouse-Lautrec'in
    yapışı da olayı kavrayışımızın yön değiştirme boşluğundan bilistifade
    duyarlık alanından kurtuluşun duyarlığına sahip çıka çıka ne kadar
    kendimizden saklarsak o kadar kendimizi içine sakladığımız gayri
    maddi tüm insanlık dinamosunun yerini tutacağı söylentisi güç
    saplantısıyla rekabeti ayarında roman okursam başım göğe mi erecekten
    başka nakarat bilmeyen hüma kuşlarının açıklarını çiçek sulayarak
    giderme hilesine saptıkları nah şuracığa zamanı gelince suratlarına
    çarpmak üzere yazılacağı doğrultusunda sermayeye atfedilen koz hesap
    dışı tutulamaz meyanında istihraçta bulunuşla beraber asla maziden
    ipini koparıp gelmiş demiyeceğim tazının mazılıktan fişek gibi bir
    fırlayışta sözümona facialar süreğini sürecine sabaha kadar sürdükçe
    süzdürdüğü sızma fala aptalın vezne sitayişle attığı taşla bizden hiç
    kimsenin burnunu kanatamadığı bel altı para bezminde vezin
    yüzdürmece karşılaşmaları tazyik hasıl edemeyecek kertede yeni zaman
    boyutu zannına düşmek bildik bilindik bildirik anlatıları alaya almasıyla
    ünlü keçeleşmiş Tarabya'nın asker ressamlardan günümüze kadar şunca
    yağlıboya fosur fosur üstübeç nağme ara nağmeye ara nağme nağmeye
    sündürülerek ilk unutulacak olanın en derin izi çizdiğine belki de asma
    yaprağının su nanesine mülâhazalandırılmasına mahsus bir an var mıdır
    sorusuna iyiden iyiye askıntılık edenlerden en gözü dönmüşünü
    trençkotunun kuşağını basamağa düşürme pahasına şehir otobüsünden
    yuhalanmak korkusu eteklerini ıslatırcasına inmek zorunda bırakışın
    sene-i devriyesinden başka bir şey değildir. Evet, odur. Onun için
    şirketimizin kuruluş daha açıkçası eklemleniş yıldönümünde şampanya
    ikame olunur nobranlığıyla patlattık köpüklü şarapları.
    (zaloglurustem 09/06/2010 00:27 ~ 09/06/2010 00:27)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.