mürteci sözlük » al-i imran suresi 2. ayet - her şey aslına rücû eder

al-i imran suresi 2. ayet  

başlık içinde ara

  1. al-i imrân suresi 2.ayet (meali);
    ''hayy ve kayyum olan allah'tan başka ilah yoktur.''
    .............
    anladığım;

    bu mübarek ayet, esmaûl hüsna'nın sağanak olarak yağdığı bakara suresi 255.ayeti akla getirir hemen . bu ayete, al-i imran suresinin ana konularından olan hristiyanlar ve yahudilerin tevhid inancından savrulmalarının anlatılacağı konunun start ayeti diyebiliriz allah'u a'lem...

    peki rabbimiz bu surede neden hayy ve kayyum esmasını bizim gündemimize getirmektedir?

    önce esma'lara tefekkür edelim.

    hayy... diri,zatı hiçbir şeye bağlı olmayan allah.

    kayyum... canlı ve cansız -her şeyi ama her şeyi- koruyup,kollayan,gözeten ve yöneten allah.

    esma'ul hüsna ayetlerinde ben denizin okuma disiplini hemen zıt kanıt formülüne müracaat edip konuyu kulluğa getirmektir.
    o halde, allah'tan gayrısı -her şey ama her şey,- görünür veya görünmeyen- tüm mahlukat zatını allah'a borçludur sonucuna varabiliriz. insan ve tüm yaradılanlar sonradandır,bu itibarla varlıklarını ancak yaradanına borçludurlar.

    o halde, allah'tan gayrısı -her şey ama her şey,- görünür veya görünmeyen- tüm mahlukat kendi kendini mutlak olarak yönetemez,gözetemez,diğer insanlar ve mahlukata hakkını bihakkın veremez.

    o halde, allah'tan başka her kim, diğer mahlukat üzerinde koruyup kollama ,yönetme ve gözetme iddiasında bulunursa ya da her kim,ölümsüzlük ,sonsuzluk ,hiç bitmeyen iktidar olma iddiasında bulunursa tanrılık taslamış olur ki, sahibini şirk bataklığına saplamış olur.
    insanın kulluğu allah'a karşı haddini bildiği yerde başlar ve bu kulluk bilinciyle diğer mahlukatların uyumlu orkestrasında yerini alır ama her kim ki, bu sınırı aşar,tuğyana (aşırılığa- had bilmemezliğe) süreklenirse, işte o vakit, diğer insanları kendine kul yapma gibi bir zalimliğe girişir ki,işte orda kaos,kan ve gözyaşı başlar. bu had bilmemezlik eğer bir sistem halini almışsa,yani ''biz bize yeteriz ,kendi yaşama kurallarımızı (iktisadi,içtimai,siyasi) kendimiz koyarız'' derse,işte orada beşeri yasalar devreye girer ki, bu kerre, allah'ın emirleri ya ortadan kaldırılmaya çalışılır ,ya da ikinci plana atılmış olur.

    lâ ilahe illallah, biricik yaşam standardıdır. çünkü bu akideye bağlanmayan,allah'a kulluğa değil, kula kulluğa çağırıyordur. kısaca zalimliktir,çünkü bir şeyin,bir hakkın ancak haklıya teslimi halinde adaletten bahsedilebilir. insanın hakkı kulluktur ve insanın en büyük hakkı ,kula kulluktan kurtularak sadece allah'a kul olmaktır.

    doğrusunu sadece allah bilir.
    (tefekkur ederim 29/03/2016 17:32)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.