mürteci sözlük » andrei tarkovski - her şey aslına rücû eder

andrei tarkovski  

başlık içinde ara
  1. maddi dünya karşısında özne olma özelliğini kaybedip, nesne konumu edinen insanın içinde bulunduğu bu acınaklı fasit daireden kurtuluşu için filmler üreten büyük yönetmen.

    az sayıda ancak olağanüstü filmlere imza atan tarkovsky, insan yaşamının içine düştüğü ruhsuzluk-maddecilik devr i daimini ve kişioğlunun kendi kendini ittiği bu anlamsızlıktan kurtulması için ruh ve bedenin, duygu ve düşüncenin birliğini savundu (bir nevi 'kalp-kafa izdivacı').

    tabi bunu yaparken geleneksel sinemanın anlatım şekillerinden çok farklı olarak yeni bir üslub geliştirdi. kesinlikle gişe kaygısı yoktu ve anlaşılamama tehlikesinden ödün vermeksizin kişiselliğe, mistisisizme ve yaşamına ilişkin referanslardan yola çıktı.

    dili ağır bir yönetmen.öyle ki filmlerinde kullandığı motifler birçok seyirci için ciddi bir sorun. yaşamı bir düş olarak tasavvur ettiği bütün filmlerinin bütü sekanslarında aşikar bir özellik.filmlerini izlerken kapıldığım yegane duygu muazzam bir şiirsellik ve kartpostallık plan-sekanslar..

    stalker şaheserdir bence. özünde umudun her zaman varolduğu mesajını verir. diğer filmleri;

    (bkz: yol silindiri ve keman)(1960)
    (bkz: ivan ın çocukluğu)(1962)
    (bkz: anderei rublev)(1966)
    (bkz: solaris)(1979)
    (bkz: kurban)(1986)
    (bi-karar 13/08/2009 13:30)
  2. birbirinden veciz sözleriyle potansiyel bir müslüman olduğunu düşüdüğüm sanatçı.

    defterimi kaplayan vecizlerinden bir demet:

    ''allah'ım, hayatımın efendisi! benden aylaklık, ümitsizlik küstahlık ve gevezelik ruhunu al. bana iffet, tevazu, sabır ve sevgi ver.''

    (bkz: ben buna amin derim)

    ''asla ikinci okun olmasın. ikinci atışa güvenirsen birinci de başarısız olursun.''

    ''hakikat yaşanılmalı, öğrenilmemeli.''

    ''uyanık halimiz, uyur halimizden daha kör!''
    (tek olanin ilki 13/08/2009 13:38)
  3. (bkz: katok i skripka)
    (usturublu 06/04/2010 16:14)
  4. (bkz: derviş)
    (cem sultan 06/04/2010 17:18)
  5. "şiir"in filmini yapan yönetmen...

    (gregor samsa 02/08/2010 19:58)
  6. 4 nisan 1932'de doğup 29 aralık 1986'da ölmüş rus yönetmen. 1972 yapımı solaris en ünlü filmlerindendir.

    www.imdb.com
    (tuytun 09/11/2010 23:29)
  7. arap dili edebiyatı okumuştur.
    stalker filminde ateşle suyu resmen konuşturmuşluğu vardır, tekvir suresinden ayetlerle süsleyerek.
    izlerken öyle keyif verir ki, holivud filmleri size çizgi film gibi gelir.
    (herseybaslayincabitti 06/01/2011 22:10)
  8. (:arzunaz.sosyomat.comblog4087069) linkinden tarkovskinin ruhunun derinliklerine biraz daha inilebilir. severiz, sayarız.
    (schrodingerin kedisi 25/04/2011 01:09 ~ 26/10/2011 22:17)
  9. (bkz: mühürlenmiş zaman)
    (sohrap 21/07/2011 20:11)
  10. ingiltere'de iken bir bayan gazeteciyle yaptığı söyleşide şöyle der:

    "bence insanın varoluşunun pathosu, anlamakta yatmıyor; o insanın entelektüel bir görevi, ama asıl işi değil. insanın sorunu, hayatın anlamının bilgisine sahip olarak yaşamak. dünyayı pragmatik, kâra dönük, avantaj arayan taraftan algılamamız ne kadar ilginç. durmadan protez üretiyoruz. bütün teknolojiler buna dayanıyor. uçakları icat ettik, çünkü at sırtında gitmekten yorulduk. hayatlarımızı daha hızlı hareket ederek zenginleştirmeyi düşünüyoruz. bu, çıplak gözle bile görülebilen temel bir hata.

    bilimci amacının keşif yapmak olduğuna inanıyor. bu hakikatle ilgili pragmatik bir yaklaşım. sanatçı sanat eseri üretmek için yaşıyor. herkesin hayatındaki amacı yakalayıp onu yaşaması gerekirken, herkes belli görevlerle yaşıyor, herkes eşitsizliği hissediyor, herkes öbürünü kıskanıyor. bu zeminde herkes haklı ve eşit haklara sahip; sanatçılar, işçiler, rahipler, çiftçiler, çocuklar, köpekler, erkekler ve kadınlar. hayatın bu anlamı içimizde gizli kalırsa tökezlemeye başlarız ve hayatın anlamını anlamış olsak ortaya çıkmayacak sorunlar icat ederiz. bu benim bakışım. en baştan alacak olursak, her şey yerinde kalır. uygarlığımızın krizi bir orantısızlıktan kaynaklanmıştır. iki kavram arasında uyumsuzluk var; maddi gelişme kavramıyla manevi gelişme kavramı arasında."

    söyleşinin tamamı için : (www.edebiyathaber.net
    (mulkiyetsiz 03/08/2012 16:15)
  11. (bkz: zerkalo)
    (maruladam 03/08/2012 16:56)
  12. filmlerinde oynayan aktörlerin en çok dikkatimi çeken yanları kel olmalarıdır. rus tiyatrocusu ağır rus eserlerini işlemekten genç yaşta kel mi kalıyor yoksa üstadın bir bildiği mi vardı anlayamadık.
    (bay ego 16/10/2015 20:53)
  13. mühürlenmiş zaman adlı bir kitabı var. kitabın içeriği bir tarafa sinemayı "mühürlenmiş zaman" kavramı ile tanımlamış olması bile ne kadar büyük bir usta olduğunu gösteriyor bence.
    (maruladam 18/10/2015 22:10)
  14. ‘'film, hayatın dolaysız gözleminden doğar. bu benim için, filmsel şiirin en doğru yoludur.''

    ‘' şiirsel bağlantılar, olağan üstü duygusal bir ortam yaratarak seyirciyi harekete geçirir. seyircinin hayatı tanıma faaliyetine katılmasını özellikle sağlar, çünkü ne hazır bir sonuç sunmakta ne de yazarın katı talimatlarına dayanmaktadır.kullanıma açık olan tek şey, canlandırılan görüntülerin derin anlamını bulup keşfetmeye yarayan şeydir. ‘'

    ‘' sonuçlarla uğraşırken ister istemez kaynağa, yani sebeplere geri döneriz, yani –biçimsel olarak konuşacak olursak-bilincin yardımıyla zamanı geri döndürürüz! ahlaki anlamda da sebep ile sonuç sürekli birbirleriyle yer değiştiren bir bağ oluştururlar. ve bu durumda insan, ister istemez geçmişine geri döner.''

    ‘' bir kimse bize örneğin çocukluk anılarını anlattığında elimize o insan hakkında geniş bir bilgiye sahip olmaya yetecek malzeme geçmiş olur. anılarını hafızasını kaybetmiş bir insan hayali bir varoluşa hapsolup kalmıştır. o artık zamanın dışına düşmüş ve görünür dünyayla arasında bir bağ kurma yeteneğini yitirmiş bir insandır. bu ise onun deliliğe mahkum edilmesi anlamına gelir. ''

    ‘' genelde insan, yitirilmiş, kaçırılmış ya da henüz erişilmemiş zaman yüzünden sinemaya gider. hayat deneyimleri arayışı içinde oraya gider, çünkü sinema, başka hiçbir sanat türünün başaramayacağı kadar insanın olgusal deneyimini genişletir, zenginleştirir ve derinleştirir, hatta yalnız zenginleştirmekle de kalmaz, adeta gözle görülür bir şekilde uzatır da. yoksa ‘star'lar, bıkkınlık veren konular, günlük hayatı unutturan eğlence değil. ‘'

    (bkz: mühürlenmiş zaman)
    (elhân-i tuyûrun 20/10/2015 19:51)
  15. tarkovski abartılmış bir balondur.
    (elhân-i tuyûrun 17/12/2015 23:57)
  16. beyinsiz adam'ın hakkında söylediklerinden sonra yeniden entel çevrede tartışılan üstad.
    şikayetlerim yok değil.
    a. örneğin, eli ucundan kıyısından kalem tutanlar bir şekilde ondan iktibaslar yapmak, hakkında söz söylemek, övmek ya da yermek durumunda hissediyorlar kendilerini. tarkovski, demezse ölecek entelliği gibi bir şey sanırım.

    b. islami çevrede nisbeten daha çok tutulan biri olması, evet belkide sırf bu yüzden diğer kesimlerin tamkinli yaklaştığı, biri olageldi hep türkiye'de.
    b-a. çünkü türkiye'de olgular değil taraflar algısı vardır.
    b-b. örneğin türkiye bir ergenin çıkıp sivrilmek, adam yerine konmak için sataşacağı çizgilerden mürekkeptir kimine göre.

    c. entel çevre, jakoben tayfa, elit çevre, beyaz yakalılar, yakası fularlılar, aydınlar; daha bir sürü aptal genellemeye, sınıflandırmaya maruz kalan zavallı mağdurlar topluluğudur.
    c-a. bu entellik bilginin ahlakına dair bir nazariye baz almaz.
    c-b. bilginin adaleti de söz konusu değildir.
    c-c. bilginin kendisinden de söz edilemez dolayısıyla. moda ve işaret edilmiş gündem maddeleri daha ehvendir.

    d. türkiye'de entelektüel yoktur. olmak zorunda da değildir. ama kendini aydından sayan, aydınlanmış olduğunu ileri süren ve sırf bu yüzden karanlıkta olduğunu düşündükleri bütün bir halkı ve halk* olmak için gerekli, henüz maddelerce tasnif olunmamış bütün yapı elemanlarının bozulmasına, tahrif olmasına, kokuşmasına hiçbir şeye etmedikleri kadar hizmet etmekte büyük beceri gösteren entelleri vardır.
    d-a. tarkovski, bir entelin bilmesi ve ya kutsaması ya da yoktan sayması gereken başat elemanlardan biridir.
    d-b. tarkovski, ben doğuluyum, der.
    d-c. (bkz: doğu)

    (spartacus 23/12/2015 20:49 ~ 23/12/2015 20:51)
  17. nedense ismet özel'e benzetiyorum kendisini. bakışları da çok güzel.
    (hayat otobusu 24/12/2018 17:01)
  18. "insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür. 18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar. 25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür."

    a. tarkovski
    (lysis 28/02/2019 06:22)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.