arthur schopenhauer  

başlık içinde ara
  1. muhalif filozof. dönemindeki önemli felsefe akımlarının tümüne karşı çıkmıştır. kendi felsefesini kurarken de immanuel kant ve fichte'den ilham almıştır. üzerine hint felsefesinden esinlendiği yaşama isteği kavramını da ekler ve kendi irade-tasavvur felsefesini kurgular.
    bütün öğretisini tasavvur ve isteme gücü üzerine oturtur. bu ikisi özneyi de nesneyi de kapsar. dünya salt tasavvurdur, yani zihinde resmedildiğinden başka bir şekilde düşünülemez. bu görünenler dünyasının dayanağı ise iradedir ve her kuvvet bir iradedir. bu irade de, bütün yaratıklarda yaşama isteği veya yok oluşa karşı direnme ve egemenlik eğilimi olarak açığa çıkar. akıl da, zeka da, yaşama isteğini tatmin için kullanılır. ancak insan, her yerde egemen kötülüğü ve acıyı anlayınca, yaşama isteğinden yine zekası aracılığıyla kurtulabilir.
    (kefeyte tayyus 02/09/2009 12:53)
  2. muasırlarına göre daha bir anlaşılır olan filozof. zira onda belki de sadece kant ın kendisinin anladığı çin bulmacalarını andıran ağır felsefi deyimler; yine çağının felsefe diktatörü olan hegel in şaşırtmacalı üslubu ve spinoza nın o herşeyi hendesi teoremle/biçemle anlatmaya çalışan geometrisi yoktur.

    ömrünün son demlerini fevkalede iyimser geçiren bir karamsardır. hayatının mukaddimesi itibarıyla pek olumlu tablolarla karşılaşmamıştı; babası intihar etmiş, iyi bir roman yazarı olan annesi kocasızlıktan mütevellit serbest aşk hayatına atılmış ve bu durum schpenhauer da ciddi buhranlar oluşturmuş. önce anasını terketmiş sonra memleketini. genç yaşta yazdığı makaleler ilim mahfillerinde hiçbir kıpırtı meydana getirmemiş, yazdığı eserlerin kese kağıdını olarak kullanıldığını öğrendiğinde ise adeta yıkılmıştır.

    bu noktadan hareketle ana-baba sevgisinden yoksun, ve ilmi sahadaki ilk yılları hüsranla neticelenmiş birinin karamsar olması ve dünyaya sevgi duymaması doğal karşılanabilir.fakat ömrünün sonlarına doğru artık saygın bir filozof olmasından kelli, her cihetten kendisini ziyarete gelenler onu sevince boğuyor, hakkında yazılanlardan ziyadeyesiyle mesrur oluyor ve hatta bu mutluluktan dolayı akşam yemeğinden sonra flüt çalmak gibi adetler dahi ediniyordu.

    istem olgusunu felsefesinin eksenine koymuş., kendince; eski çağlardan beri süre gelen insan bilen, düşünen hayvandır yanlış ve yalanını tekzib etmiş., bilinçli aklın altında bilinçli ya da bilinçsiz istem vardır demiş., ve bu nokta i nazardan insanı metafiziksel hayvan olarak tavsif etmiş. insanın ön taraftan çekilir gibi görünse de arkadan itildiğini söyleyerek, eylemlere aklın değil istem in mihmandarlık ettiğini söylemiş.

    aslında bazı görüşleri karamsar sıfatı altında tahlil edilse de islami düşünceye çok yakın duruyor. misal; insanın elde ettiği şeylerin elde etmek istediklerinden daha az ve sınırlı olduğunu söyler; tatmin edilen her bir dileğe karşılık arkada tatmin edilmemiş on dilek kaldığını ve isteklerin sonsuz olup hiçbir zaman tatmin edilmesini mümkün olmadığını söyler. burada iman penceresinden baksa müthiş şeyler yazabilecek bir deha. fakat tam vurucu sözü beklerken feylesofane zırvalara tekrar düşüyor.

    bilgisini arttıran üzüntüsüne arttırır der, deha bu yüzden acıların en büyüğünü çekendir ona göre. bu zaviyeden de deliliğin acı çekme eziyetinden kaçışın en iyi yolu olduğunu düşünür. eğer bu mümkün değilse yani insan deli olamıyorsa en son sığınak insanın kendi kendini öldürmesidir der.

    dinden ve dinbilimcilerden nefret eder. dinsel yaklaşımı, kişi eğer isteklerini ne kadar gemler ve onların tahakkümünden kurtulursa o kadar özgürleşir şeklindedir. bu son noktayı da nirvana olarak niteler. ee, nirvanadan sonrası ne? diye sorsan susar kalır.

    kadınlara da garezi vardır. kadınlarla diyaloğumuz/alışverişimiz ne kadar az olursa o kadar iyidir ona göre. kadınlar gerekli kötü bile değildir; onlar olmazsa hayat daha güvenli ve rahat olur der.
    (bi-karar 21/10/2009 14:32)
  3. artisin teki. kant'tan palazlanmaya çalışır. kant'ı tamamladığını zanneder. kant'ın gerçekliğin doğasına ait fenomen ve numen ayrımına katılır ama numenlerin çoğul şeylerden meydana gelmesine katılmaz.
    insanın istediğini yapabileceğini ama istediğini isteyemeyeceğini iddia eder. irade ve iradeye bağlı davranışın bir ve aynı şey olduğuna inanır. irade konusunda da fevkalade saçmalamıştır yani.
    aşkın metafiziğinde bu dağınıklığını bir parça toplar, ama bizim akılsız gençlik aşkın metafiziğini aşk'ın metafiziği zannederler. bir de hayatın anlamına dair bol keseden savurduğu ahkamlarına tav olurlar.
    inanmayın, bu adamın dediklerinin çoğu yalan ve yanlış.
    (namutedilalbatros 21/10/2009 16:45)
  4. hayatındaki iki kadından birinin annesi diğerinin de komşusu olduğu söylenen alaman filozof. nietzsche 'nin de etkisi altında kaldığı insanlardan biri.
    (kendime iyi bakacam 27/10/2010 00:21)
  5. o kadar batılı filozof okudum. içlerinde kendime düşünce olarak en yakını buydu. aşka ve kadına dair kitabından tutunda okuma üzerine kitabı kalitenin ve bir olgunun özünün ne olduğunu anlamak için yeterlidir.
    (zaloglurustem 27/10/2010 00:38)
  6. alman filozof. (bkz: immanuel kant)'ın öğrencisidir. temel felsefesinin (bkz: idealizm )olduğu ifade edilir. felsefesinde iradeye özel bir önem atfeder. ona göre irade kötümserliğin, dünyadaki adaletsizliklerin kaynağıdır; aynı zamanda insanların yaşam enerjisidir. iradenin kontrolsüz biçimdeki kullanımı süregiden acıları, kederleri ve kötülükleri doğurmaktadır. birey irade karşısında merhamet duygusuyla zorluklara direnebilir.

    şöyle şeyler söylemiştir:

    -İradenin, her şeyden önce her şeyi istemenin esası ihtiyaçtır, eksikliktir, yetersizliktir. Sonuç itibarıyla "acı"dır. Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.

    -İnsanlığın, yaşamında, daha ilk hâlinden itibaren hiçbir gerçek mutluluğa yeteneği yoktur. Her bir yaşam hikâyesi acıdan ibarettir, küçük veya büyük kazaların neticesiyle diğerinin takipçisi olarak devam eden..
    (kutsal insan 27/10/2010 10:04 ~ 27/10/2010 10:05)
  7. --- alıntı ---

    biz insanlar kendini aldatan varlıklarız. başkalarının gözünde iyi görünmeyi isteriz. sıradan bir insan başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüyle ilgilendiğinin yarısı kadar kendisinin ne olduğuyla ilgilenmez. bu, dünyadaki birçok karışıklığın ve çoğu perişanlığın nedenidir, fakat daha kötüsü kendi gözümüzde de iyi görünmeyi isteriz, dolayısıyla kendimizi kendimizden gizleriz, gerçek saiklerimizin üstünü örteriz, kendimizde bir kusurun olmadığını düşünmeyi severiz çünkü utanç kadar nahoş bir şey yoktur.

    --- alıntı ---
    (mulkiyetsiz 29/10/2012 18:04)
  8. nietzsche'nin etkisinde kalmış, immanuel kant öğrencisi ve müslüman (!) müslüman mı gerçekten?
    (hanzala 29/10/2012 22:32)
  9. (bkz: güzelin metafiziği)
    (sohrap 12/08/2013 01:52)
  10. modern dünyanın ali desiderosudur. *
    * *
    (sohrap 06/10/2013 02:21)
  11. modern dünyada niçe'nin etkisinde kalmış artık garibim. daha ne yapsın...
    **
    (spartacus 06/10/2013 02:28)
  12. --- alıntı ---

    nihai olarak zafer ölümün olacaktır. çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. bununla birlikte hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz. tıpkı bir sabun köpüğünü sonunda patlayacağından emin olsak da olabildiğince uzun ve büyük şişirmemiz gibi.

    --- alıntı ---
    (esra rengiz 20/06/2015 09:52)
  13. (bkz: tartışma sanatının incelikleri)
    (elhân-i tuyûrun 14/09/2016 01:29)
  14. hakkında en önemli bilgi kant'ın talebesi olması. niçeyi mi etkiledi niçe'den mi etkilendi geyikleri de ayıp. kendisi anakronik şakalardan hiç hazzetmezdi. askerde beraber bot bağlamadık ama bilirim ben böyle şeyleri güvenin bana itimat edin.
    (sacak alti 04/12/2017 13:37)
  15. aşkın metafiziği gibi ultrainteresting bir kitapçığı olan yazar.
    (demguzar 05/12/2017 22:55 ~ 05/12/2017 23:11)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.