bakara suresi 78 inci ayet  

başlık içinde ara
  1. bunların bir de ümmî takımı vardır; kitab'ı (tevrat'ı) bilmezler. onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. onlar sadece zanda bulunurlar.

    diyanet işleri çevirisidir.

    ve minhum ummiyyûne lâ ya'lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).

    1. ve min-hum : ve onlardan (onların bir kısmı)
    2. ummiyyûne : ümmîler, okuma yazma bilmeyenler
    3. lâ ya'lemûne : bilmezler
    4. el kitâbe : kitabı
    5. illâ : sadece, ancak, den başka
    6. emâniyye : emaniyye, kişilerin kendilerinin yazdığı kitaplar, zan, temenni
    7. ve in hum illâ : ve onlar sadece
    8. yezunnûne : zannederler

    (bkz: bakara suresi)
    (sunger 02/09/2011 00:18 ~ 02/09/2011 00:18)
  2. bakara suresi 78.ayet

    ''bunların bir de ümmî kısmı vardır, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını ümniyyeler kurar ve sırf zannardında dolaşırlar .''
    ...............
    anladığım;
    ümmi kelimesinin etimolojik ve kur'an'da geçtiği yerler bağlamında farklı anlamları olsada,bu mübarek ''ayet bağlamında'' elmalılı üstadın verdiği manayı sizlere sunacam.buyrun;
    ...............
    "emâniy", ümniyyenin çoğuludur. kelimenin aslı "üf'ûle" vezninde "umnûye" olup temenninin sülâsisi olan takdir veya tilavet mânâsına "mena"dan alınmış bir isimdir ki, insanın kendi içinde ve hayalinde tasarlayıp varlığını kabul ettiği ve olmasını temenni edip durduğu veyahut diline dolayıp durduğu şeylerdir ki, frenkler buna "ideal" derler ve genç mütercimlerimizden birçoğu bunu mefkûre diye terceme ediyorlar. çünkü emaniy insanın kendi gönlünden geçirdiği, saplanıp kaldığı ve durmadan arkasından koştuğu bir düşünce, bir hayal, bir kuruntu demektir.
    .......................
    anladığım kadarıyla kur'an insan kalitesinden bahsederken,muhtapların sosyal hayat standartlarına göre kendilerine verilmiş sıfatlarından çok,kulun kendi edinimlerinden kazandığı değerlere itibar eder. misal, ''takva'' bundan dolayı mükafatlandırılır. misal, amelin yararından çok, salih olanına itibar edilir. yarar ve zarar değil, helal ve haram olanı gözetilir. misal,bir yönetici veya liderin değeri onun o makamı işgal etmesiyle değil,o makam marifetiyle allah'ın emirlerini ne derecede uyguladığını önemser.misal, şeytan ünvanı onun iblis olmasından değil,onun azmış ve isyankar olması sebebiyledir.

    ayetten anlıyoruz ki,cehalet,kuruntu ve zanlarla hayatı algılamak, kur'an tarafından ''yerilen'' bir durumdur.bunun nedeni olsa olsa ,kulun kula kul olmasını engellemektir. mesele aslında iki taraflıdır.yönetilen ve yönetilen,yönlendiren ve yönlendirilen...insan niye cahil olmaya meyleder?muhtemeldir ki kafa konforundan. yönetici,liderler,önderler,siyasi otorite neden cahilleştirme politikası yürütür? muhtemeldir ki, kendi dikte ettiği sistem,oluşum,tarikat,cemiyet,cemaat müntesiplerini kolay yönetme stratejisinden. kısaca ''alanın razı,verenin razı olduğu'' tüm yapılanmalar,cehaleti doğurur.haliyle de sömürü çarkı rahat işler.

    kanaatimce cehaletin en büyük tehlikesi,insanların ''olması gerekende'' azla yetinmesidir.bu da genelde insanoğlunun,özelde ise müslümanların ''azla yetinen taklitçi'' olmalarında baiz bir şekilde tevarüs eder.kitabını bilmeyen ,nebevi metoda vakıf olmayan birisi elindeki tenekeyi altın sanır.başkalarının hurdasını elmas niyetine kendi evinde muhafaza eder. lütfen bahşedilen makamları mevzi zanneder ve bütün konsantrasyonunu bu mevzileri korumak sadedinde kullanır.bu ise mevcut sömürü düzenine eklemlenmek demektir.

    zanlarla,heva ve heveslerle müslüman yolunu sırat-ı mustakime çeviremez.çünkü kesin bilgi allah katındandır. insan, kendi şahsıyla ilgili sağlık,iaşe,meslekleri ve kazançları hususunda olabildiğince tahkik sahibiyken,nasıl oluyor da dünyada devlet ahirette saadetimizin,yani mutluluğumuzun yegane kaynağı dinimizin kaynaklarını öğrenmeden kendine getirilen haberlere inanır,bu haberleri hakikat süzgecinden geçirmeden ,itaat eder?

    konu çok derin,üzerinde tefekkür edecek çok mesele var. ''zanla'' ilgili allah, bize kur'an'ında hayli emirler buyuruyor.nefesimiz yeterse eğer,konuya devam ederiz.

    o halde yunus suresi 36.ayette sahibimiz bize ne buyuruyor beraber okuyalım inşaallah;
    ''onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. şüphesiz ki, allah onların ne yaptıklarını bilir. ''

    allah en doğrusunu bilir.
    (tefekkur ederim 17/03/2014 15:07)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.