mürteci sözlük » goodreads - her şey aslına rücû eder

goodreads  

başlık içinde ara
  1. bir site.

    (www.goodreads.com

    bu paragraf, bir üstteki linke hemencecik tıklayıp neyin ne olduğuna şöyle bir üstün körü göz attığınız varsayılarak yazılıyor. kısaca, eğer linke tıklamadıysanız, görüntüsüz bir tanımlama elde edeceksiniz. öyleyse başlayalım, internetin özelliği sayıların arasında yaşıyor olmamızdan ileri geliyor. bir tema değişikliği, bir profil resmi değişikliği, aslında bize ait olmayan sözlerin havada uçuşması sayesinde, aslında ruhsuz olan altalta php satırlarının üzerine geçirdiğimiz bir kimlik ediniveriyoruz. facebook'un özelliği bizim nerede kiminle olduğumuz ve hangi popüler şarkıları dinlediğimize dair bir sanal kimlik kazandırması bize. her zaman birileriyle bir yerlerde oluruz ve popüler şarkılarla tanışmamız üç yaşında olur. bu sebeple, eğer doğan bir çocuğa bir sanal kimlik inşa edilecekse, bunun facebook'la başlaması çok absürd değildir. bu yönüyle, facebook hakkı yaşama hakkıyla bütüncül bir haktır. her insan doğumundan itibaren facebook hesabı edinme hakkına ve sorumluları yoluyla yeteneğine sahiptir.

    bu paragraf, piyasada sosyal medya hakkında onca zırva varken, benim onlara bir yenisini eklememden hâlâ sıkılmadığınız var sayılarak yazılıyor. aksi takdirde yazının bütün vereceği o linktir, devam etmenize pek lüzum yok. anlaştıysak, devam edelim. doğumla verilen hakların kıymetinin bilinmediği muhakkak. hak dediğin kazanılıp alınacak. meselâ, yaşama hakkı doğan her canlıya bahşedildiğinden, pratikte böyle olmasa dahi her yaşayanın bu eylemi için doğmaktan başka bir şey yapmamış olmasının ne gibi sonuçlara yol açtığını biliyoruz. yani, yaşama bu derece yaygın ve ucuz bir hak olduğundan herkesin ne saçma yaşamlara sürüklendiğini bilmeyen var mıdır? elbette saçmalamak da bir haktır, ama yaşamın kıymeti bilinmeyerek yaşamın anlamından bağımsız ele alındığında nedir ki o bile?

    bu paragraf, hadsiz teşbihler yapacak ve özür dilerken sırıtmasını bastıramıyor. facebook, yaşama hakkının sanal bir tezahürüdür demiştik. ünlü bir sanat filminde, facebook'taki kişi sayısının çokluğu, kalitenin düşmesiyle birlikte anılıyordu. doğrudur. ücretsiz olması ve aslına bakılırsa yaşamaktan başka bir ön gereksinim gerektirmemesi sebebiyle facebook, yaşamın birebir halidir. tıpkı yaşam kadar, belki herkesin birden fazla hesap açma hakkı olduğundan ondan bile daha fazla avama inmiştir. insanlar, doğar, büyür, fotoğraf çekinir ve ölürler zira; yaşama hakkını kabul ediyorsak, facebook'taki muazzam kalitesizliği, ancak insanlar arasında elitist bir ayrımcılık yaparak dizginleyebiliriz. bu da yaşama benzer bir uygulamadır, zira arkadaşlık özünde diğerlerini dışlayan faşizan bir pratiktir.

    bu paragraf konuya bir adım daha yakın, konunun neredeyse hiçbişi olduğu düşünülürse çok ilginç bu. lastfm'i tanıdığımda ergenliğimin son demlerini yaşıyordum.insanların bir kısmı fotoğraf çekinmelerinin arasına başkalarının sevmeyebileceği iki üç parça sıkıştırabildiğinden pek sevinmiştim bu duruma. zira herkes doğsa bile, herkes övünerek ortada gezinebileceği müzik arşivlerine sahip olamaz. eğer bir üst sınıf varsa, bu üst insanın yaşamasında ve kendisine sanal bir kimlik bulup süslemesinde, doğumunun ve emeklemesinin ardından atabileceği ilk adım bir lastfm hesabı edinmek olacaktır. doğru. ama yine de, bir entelektüel olmak için gerekli olan kendini diğerlerinden soyutlama işi lastfm'de bile bu derece belirgin değildir. çünkü herkes müzik dinliyor ve az bilginin açığa çıkardığı bir sonuçla, kendi dinlediği müzikleri bulunmaz hint kumaşı sanan bir sürü insan var. bir sonraki adım için, önce bu sitenin içeriğini ve bizim burada hangi ortak paydayla bulunduğumuzu düşünelim. bir entelektüelin en belli başlı gereci nedir onu da düşünelim ve bir sonuca varalım. sonucu tek cümleyle özetleyelim: ah bu lastfm'in ve facebook'un kitaplısını yapsalar ya!

    bu paragraf, yazarının en az okuyan kadar sıkıldığının ayırdında ve söyleyeceğini hızlı hızlı söyleyip gidecek. kitap okuma, herkesin sevdiği ve sosyal ortamlar oluşturabilecek kadar yaygın bir eylem değil. goodreads bunun farkında olduğundan, üyelerinin başka sosyal ağlarda da muhakkak varlık göstereceğini biliyor, zira avamla görüşmeden havas kendisini iyi hissetmiyor. bu sebeple, siteye girişinizden itibaren paşalar gibi karşılanıyorsunuz: size neler okuduğunuz soruluyor. hepsini hatırlayamayabileceğiniz düşünülüyor ve okudum dediklerinizden hareketle size aynı zamanda bir hatırlatma babında tavsiyeler sunuluyor. başka neler var: tek bir kitabın ya da belli bir alandaki tüm kitapların ne kadar aklınızda kaldığına dair quizler, yaratıcı yazarlık forumları, kendinize dair alıntılar sayfası, iphone-ipad-android desteği(gerçi bu benim umrumda değil), hangi kitabın kaçıncı sayfasında olduğunuzu işaretleyebildiğiniz anasayfanız, kitaplarınızı listeleyebileceğiniz farklı kitaplıklar, kendinize kitap okuma hedefi koyabileceğiniz aparatlar, kitaplara sayfa sayfa yorum yapabilme imkânı. kısaca, site, evet buraya az uğrayacağınızı biliyoruz, ama kitaplar alıngan dostlar değillerdir ve biz de değiliz, incik boncuğumuzla her gelişinizi sabırsızlıkla bekliyor olacağız diyor.

    bu paragraf, objektif olmak adına, siteye uyduruktan iki tane hata bulacak. sitenin en büyük eksiği, elbette türkçe desteğinin olmaması ve türk üyelerin azlığı sebebiyle senin benim bildiğimiz kitapların sitenin veritabanında yer almaması. ilk 50 kitabınızı paylaşmanızdan sonra veritabanına kendi eklemelerinizi yapabilecek duruma geliyorsunuz ve bu sorun da ortadan kalkmış oluyor. dil desteğinin ise zamana bırakılması gerektiğini düşünüyorum. bu iki kusuru bir kenara koyduğunuzda, facebook ile başlayan, twitter ile kamuya açılan, lastfm ile özelleştirmeye başladığınız sosyal medyadaki karizmanızı, "kitap da okuyorum" diyen bir hâle getirebilir, entelektüel evriminizi çok şatafatlı bir sonuca bağlayabilirsiniz. çünkü herkes sizin şu an hangi kitabı okuduğunuzu çok merak ediyor.

    beklerim.

    *
    (zulmetefza 20/06/2013 23:00 ~ 27/01/2014 21:33)
  2. bir kitap okuma, inceleme ve takip etmek portalıdır. dünyanın en büyüğü diyebiliriz.
    (murteciyimbende 22/01/2019 14:37)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.