hey joe  

başlık içinde ara
  1. bir murathan mungan şiiridir.

    --alinti--

    adını unuttuğum gece parklarında kaç kez aldattım seni
    ben ihanetle öğrendim sadakati
    kaç kez ucundan döndüm parlak keskin metalin
    artık kimse öldüremez beni

    --alinti--

    (pir-u pak 21/03/2010 18:52)
  2. bir de ''hey joe!'' diye şiir söz konusudur fakat başlıkta noktalama işareti olamamasından buraya aktarıyorum. o da murathan mungan şiiridir.

    --alinti--

    biliyorsun sen bunu
    en son duyulan ayak sesi ve üzrine kapanan demir kapı
    çıkıyor musun bu sefer, yeniden mi giriyorsun içeri
    anlaşılmıyor şarkıdan
    anlaşılmıyor joe
    gençliğimizin polisiye günleri
    kendi romanlarımız içinde uydurduğumuz adlar
    sanki o romanlar sahi de yaşadıklarımız yalan

    unuttuğum adların gece parklarında kaç kez aldattım seni
    ben ihanetle öğrendim sadakati
    kaç kez korkunun gözleriyle bakıştım bıçağının yüzünde
    artık kimse öldüremez beni

    çok zaman geçti herşeyin, herkesin üstünden
    hayat ödünç tenha uzak biz birbirimizin şarkılarının mirasıyız joe
    şimdi kaç kişi kaldık
    göğe bakma durağında el ele tutuştuğumuz gençlikten
    ben yine de bir yola çağırıyorum seni
    ister inanç de buna ister çaresizlikten
    dudaklarımı kanatırdı ıslığın
    hiç unutmadım hiç unutmadım
    ne zaman karanlığa düşsem senin ıslığını çalarım

    ben seni en çok dizlerin titrerken sevdim joe

    çık saklandığın yerden joe
    nerdeysen çık, ölmek değilse bu, bak kayboluyorum
    yoruldum seni beklerken vakit geçirdiğim dublörlerinden
    sana yazdığım
    hikayeyi yanlış okuyorlar her seferinde
    ah şimdi joe burda olsaydı diyorum
    joe şimdi burda olacaktı ki diyorum
    bazen sarhoşken kalabalığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından sesleniyorum, hep başkaları bakıyor yukarıya. ben gülümseyerek, gitti, diyorum, yakalayamadım, gitti. sahi gittin mi joe? yoksa hiç mi olmadın?

    çık ortaya saklandığın yerden
    yoruldum, azaldım beklemekten
    bazen düşünüyorum da
    var mıydın sahiden, yoksa bir şarkının anısı mı uydurdu seni
    hiç bir şey benzemiyor değil mi, şimdi geçmişten daha çok bizim olan gençliğimize
    bilmem ki, karşılaşsak bile birbirimizi hatırlayabilir miyiz yeniden
    ikimiz de artık bir başkasıyken
    gene de sen bilirsin joe, sen bilirsin
    öyle iyiydik, bir düşün istersen.

    --alinti--

    (pir-u pak 21/03/2010 18:54)
  3. şiir:

    sevgilin varsa silah kuşanacaksın
    basacaksın kurşunu bir göz koyan olursa
    edinmediysen sevgili var gibi yapma
    çark et selden seni çarşı çarkı eyleme
    sinler uzamınsa uzamınsın kalakalsın çöl
    çölleşmiş sasının koyver payına.

    gözlerini kalp atışlarını artanı takiple yorana
    sen koşarken düşürdüğün nimetin yağmalanmasına
    ruh verene bekleme tekmeyi yapıştır
    tokat üstüne tokat ökçe topuk diz dirsek
    kesiyormuş gibi bir boyna
    koparıyormuşcasına bütün azâlarını
    safrasını dağıt oyuklat varlık bilerek
    yuvalandığını ne saymış olursa olsun
    dayan gülle gibi dalak boşluğuna
    koluna uyluğuna balta saplıyor sansın
    hışmın köpürüp hazır yiyiciyi kovsun
    çarpsın hakaretin riyakâr yardakçıya
    dölce necsi defolsun
    küstünse de çelimli dur emmeli süttüyse de cayma
    sark küf pas üst ündeyken amma
    ko kalsın çektiremez alt kademe yay sana
    tanka tükür çar küre sülük karı bak icabına.

    o da mı yok
    serap mı âşina yüz bir derin
    odanın firakında kurutulmuş siğil mi
    seviyorsun değil sevgilin sana ait değil mi
    yok bu iş böyle olmaz
    kaldır gönlü gönül koy
    sardıramaz arz ve talep gargaraya
    bir yerden bir silâh bul
    temizinden kavisinden sıkısından
    öyle harcıâlem silâhlardan biri değil
    öyle elâlemin silâh dediklerinden değil
    üstlen en iyisini silâhın her hâl ü kârda
    olacağı varsa silâhladır ne olacaksa
    silahlan
    bütün sermayeni yatır silâha.

    sana bir beyaz bir asude bir billur
    sinenin ayırtıldığı ve zırhın
    bu sır olmasın diye ifşa.

    memenin hicaba vesilesi
    vesair bahanelerle
    yeter çektiğin.

    yetti be
    kurtardı
    kurt ardı yeterdi ulu alaya
    yelesi yoktur diye dile aslan
    demeyecek miyiz aslanımıza
    böylece mi sofraya her hazin hazne
    seferinde geçeceğiz
    hep kurtlar mı olacak o sofrada
    bir sofra ki kurtlanmış gıdalardan arınsa
    bunun getirisi de mi faiz
    ars gratia artis.
    (sacak alti 22/10/2018 16:20)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.