mürteci sözlük » nihal bengisu karaca - her şey aslına rücû eder

nihal bengisu karaca  

başlık içinde ara

  >>

  1. nerede olursa olsun okumaktan keyif aldığımız yazar, sinema eleştirmeni, yukarı mahallenin aşağı mahalle(!) görünümlü kadını.
    (lullaby 14/08/2009 00:05)
  2. 'kamusal alana da bekleriz ayşe hanım!' yazısı ile ayakta alkışladığım yazar.
    (dr.selim 23/08/2009 16:25)
  3. zor bulunur bir zeka, dehşet bir eleştirel kabiliyet, cevval bir kalem ve nihal bengisu karaca. yazılarında o kadar hassas ve dikkatlidir ve ironiyi o kadar iyi kullanır ki yanlış anlamamak için en azından bir kaç kere okunmalıdır. kendisinden ayar yemeyen kalmadı nerdeyse. ben onun, bu ülkenin kendi kadınına sahip çıkmasını bilmeyen müslüman entelijansiyasına allah ın bir gazabı olduğunu düşünüyorum.
    (molla 24/08/2009 11:29)
  4. zaman gazetesinin eski,habertürk gazetesinin yeni yazarlarından.hangi gazetede olursa olsun fikirleri aynı kalan,girdiği grubun görüşlerine bukelamun gibi uymayan ender yazarlardan biri
    (kutupyildizi 24/08/2009 14:59)
  5. 1972 ankara doğumlu yazar. liseyi kayseri imam hatip lisesi'nde okuduktan sonra marmara üniversitesi hukuk fakültesi'ni bitirmiştir. 1994'te yani aksiyon dergisi'nin kuruluşunda burada çalışmaya başlamış, burada kültür sanat editörlüğü ve sinema eleştirmenliği yapmaya başlamıştır. yazdığı yazılarla derginin kalitesini ciddi anlamda yükseltmiştir. 1995 civarı kanal 7'de de kısa süre görev yapmıştır. 2002'de zaman gazetesi'ne geçerek aksiyon dergisi'nde yaptığı görevi yapmaya başlayan yazar, daha sonra köşe yazarlığı yapmış ve bu alanda ciddi bir beğeni kazandıktan sonra, hürriyet gazatesi'nde ayşe arman'la yaptığı röportajlarla da dikkat çekmiştir. 2005'ten beri yeni aktüel'de haftalık köşe yazıları yazmakta olan yazar, şubat 2009'dan beri gazete habertürk'te yazmaktadır.

    sivri dilli yazıları ile dikkat çeken yazar, olaylara kadın bakış açısıyla bakmakta* zorlanan inançlı insanları* hizaya getirmede şimdiye kadar önemli bir katkı yapmış, zaman zaman görüşlerinden dolayı tepki de almıştır. eserleri:

    *yanardağda pişirilir, totemle servis yapılır
    *"kadın oradaydı" isimli eserde "büyük filmin esas kızı: havva" adlı bir çalışma

    *
    (tuytun 19/10/2009 11:34)
  6. her yönden ölçüyü tutturup,bardağı taşırmadan,çizgiyi şaşırmadan başarılı olabilmenin örnek teması olabilecek bayan yazar.
    (hakikatbinmunekkid 19/10/2009 11:59)
  7. zaman'ın özlenen yazarı.
    (fenerli 20/10/2009 15:29)
  8. tamamiyle benim vefasızlığım yüzünden çok nadir görüşebilmemize rağmen her aradığımda beni sabırla dinleyen empatik ve sempatik bir o kadar da değerli bir ablam.
    (onaireda 05/12/2009 22:35)
  9. tatil güncesi yazısı için buyrun

    www.radikal.com.tr
    (delimeli 09/03/2010 14:36)
  10. (bkz: statükocu aydının bayatlamış sözlüğü)
    (ubeyit hatipzade 10/04/2010 02:06)
  11. bir habertürk yazarı...
    (gregor samsa 10/04/2010 12:42 ~ 16/02/2014 18:00)
  12. zaman'dan ayrıldıgından beri takip ettigim,kimi zaman eleştirdiğim kimi zaman begendiğim yazar...
    (gregor samsa 23/06/2010 18:45)

  13. --- alıntı ---
    SAADET Partisi'nin kongresinde yeterince olay çıkarmamışlar gibi şimdi kalkmış, dört koldan Numan Kurtulmuş'u karalıyorlar. Şevket Kazan'ı Sky Türk'te konuşurken gördüm, "Numan Kurtulmuş özür dilemelidir, ayrıca özür dilemesi de yetmez" diye çığırıyordu. Hürmet beklentisi bu kadar agresif bir hal aldığında, insanın hürmet edesi gelmiyor. Fatih Erbakan'ın Akşam'a verdiği röportaj ise tek kelimeyle skandaldı.
    Necmettin Erbakan, Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk ve diğerlerinin Milli Görüş'e verdikleri emek takdir edilmelidir, İslamcıları aşırı fikirlerden alıp siyasete eklemleyerek Türkiye'ye büyük fayda sağlamışlardır. Hepsine tamam.
    Fakat bir terslik var. Yeşil liste dükleri samimiyet ve ihlasla hizmet etmiş olsalardı eğer, emaneti devralmış, kendisine yetki verilmiş adama saygı duymayı da becerebilirlerdi. Demek ki bu hizmetler, "ben" ihtirası ile fazlasıyla iç içe geçmiş haldeymiş. Öyle olmasaydı onursal üyelik her bir geçmiş hizmetlerini, geçmiş emeklerini karşılamaya yeterdi.

    SAADETLERİN AYRIŞMA SAATİ
    Sorun sadece yaşlıların yaşlarıyla mütenasip olmayan ihtiraslarında değil. "Genç" Fatih Erbakan değil 28 Şubat öncesinde, Fransız Devrimi'nin bile gerisinde kalmış. Akşam Gazetesi'ne verdiği röportajda Numan Kurtulmuş için "kontrolden çıktı", "itaatsizlik etti" gibi ifadeler kullanıyor. Açıkça diyor ki, Milli Görüş bir monarşidir ve "Kral"a ihanet edildi!
    Partiye verdiği katkı herhangi bir mahalle temsilcisinden fazla olmayan Fatih Erbakan, kurduğu cümlelerin nasıl da sorunlu olduğunun, geçtim demokratik siyaseti, otoriter siyaset adabına bile uygun düşmediğinin farkında bile değil. Bu sadece onun sorunu da değil, Milli Görüş bir ara çok moda olan "Huzur İslam'dadır" çıkartmasıyla yerine sabitlenmiş durumda, arabanın arkasında.
    Numan Kurtulmuş ve "eskiler" çatışması önemli bir kırılma noktası.
    Erbakan hem parti lideri, hem başarılı bir teknik adam, hem ara sıra keramet gösterdiği fısıldanan bir şeyh muamelesi görür ve bundan rahatsız olmazdı, belli ki bu durum hiç değişmemiş. Numan Kurtulmuş ise, dini hassasiyetler eşliğinde objektif değer ve erdemlerin, kul hakkına dikkat eden bir insan tipinin ve adaleti emreden bir ahlak anlayışının modern siyasetteki karşılığı olmaya, kısaca "parti liderliğine" soyunuyor. Arada oldukça büyük bir fark var.
    Gelinen noktada yeşil listecilerin sultası ve onların peşinden gitmenin anlamlı olmadığını göremeyen delegeler tarikiyle Numan Kurtulmuş refüze edilecek gibi görünüyor. Fatih Erbakan'ın o doludizgin ağzı, "Numan Bey gidecek" yollu ifadeleri, partinin malzemesine duyduğu güvenden kaynaklanıyor ise, o partinin aşı ya da dikiş tutacağını söylemek fazla iyimser bir tahmin olur. Bu şartlarda Milli Görüş tatlı ve tozlu bir hatıra olarak tarihin köhne raflarına kalkacak, Saadet bir hayal olacak demektir. AK Parti'nin giderek yıprandığı, ithamlar ve iddialar altında iyice buharlaştığı gelecek dönemlerde buradan kopan mütedeyyin kesimler bile dönmeyecektir artık oraya. Zira kimse bu saatten sonra "İtaat etmeliydi, kontrolden çıkmıştı" gibi ifadelerin serazad kullanıldığı, genel başkanına Pinokyo muamelesini reva gören bir Erbakan'ın ve Erbakan hanedanının çatısı altında bulunmak istemez.
    Ne yazık ki şu safhada, Numan Kurtulmuş'un gösterdiği fazilet ve cesareti başka bir parti kurarak devam ettirmesi ihtimali de parlak bir yol gibi görünmüyor. Zira Numan Kurtulmuş'un delege sayısını fersah fersah aşan bir halk desteği olsa da, onu sevenler bu seçimlerde yine de AK Parti'ye oy verecek olanlar. Mantıklı olan Saadet'lilerin akıllarını başlarına almaları ve yeşil liste baskınından sonra vargüçleriyle Numan Kurtulmuş'u ilk turda genel başkan seçtirmeleri olurdu.
    Saadet büyük bir şansı ıskalamanın eşiğinde, hatta ıskaladı bile; bu durumda şansın kendisine bir zarar gelmiyor, Kurtulmuş örnek siyasetçi tavrıyla önümüzdeki yıllarda "iyi yerlerde" görebileceğimiz isimlerden biri olacak.

    16.07.2010
    --- alıntı ---
    ( 25/07/2010 14:47 ~ 25/07/2010 16:52)
  14. bir tv kanalında sunucunun sorduğu her soruya memnuniyetle kendini kasmadan cevap veren,eski zaman gazetesi şimdi iser habertürk gazetesinin yazarlarından biri. kendisine tatil güncesini çok beğendiğimi ve bir çok kapalı bayanın bazı konularda görüşlerini yansıttığına dair mail atmıştım. günümüz internet kolaylıklarından biriyle bir yazara mail atmanın sevincinden ziyade onun çok teşekkür eden maili beni daha da çok sevindirmişti.
    (heyula 25/07/2010 15:30)
  15. müslüman kadının temsil sorunu var dediğimiz yerde ambulansımız ablalardan biri... kadın kadındırı, başörtüsünün kadını stereotipleştiren bir nesne olmadığını bizlere bilhassa tırnak içi muhafazakar erkeklere ve dahi laik tiplere anlatan bir numara insan, kadın, entel, ...
    (irmak 31/07/2010 15:39)
  16. kensine atılan maillere kırk yıllık ahbap gibi hemen ve sıcak cevap veren entellektüel yazar. zaman dan ayrılması bizi derinden üzmüştür. lakin zaman okumayan kesimlerinde kendisi ile tanışmasıda güzel bir şeydir.
    (maweraunnehir 07/09/2010 00:32)
  17. göründüğü gibi müslüman kadınları temsil etmeyen yazardır. sözlük değil, habertürk yazarı.. bir tatlı su halleri, bir kezban küçük sempatisi, bir cemaate arka dönmeler filan.. bilmiyorum çok mu duygusal yaklaşıyorum ama samimi olmayan birşeyler var bu kadında.. ablacım, unutma, bizi sevmeleri gerekmiyor, sevdirmeye çalışma kendini.. tabii, başka düşüncelerle hareket ediyorsan, o da senin bileceğin birşey..
    (tek olanin ilki 04/10/2010 22:55 ~ 04/10/2010 23:06)
  18. www.yazihane.org
    yazısını hatırlatır.



    --- alıntı ---
    he bir de..

    son sözüm gazeteci - yazar'lıktab başörtülü kadın yazar'lığa terfi eden nihal bengisu karaca'ya. baştan kabul ediyorum, bir çok konuda aynı şeyi düşünmüyoruz. fakat ne önemi var. detaylarda anlaşamayız, pürüzleri halledemeyiz belki bir türlü ama menajerlerimiz masaya her oturduğunda en azından prensipte anlaşarak ve el sıkışarak kalkarlar, eminim. çünkü aynı coğrafyanın insanıyız. aynı şeyi paylaşmıyor olsak bile aynı adamın suratına tükürmek istiyor, aynı mazlumun kimsesi olmayı hayal ediyoruz. sizde temsil ettiğiniz değerler bakamından ahlaki düzeyinin, hemcins ya da meslektaşlarınızdan daha ileride olduğunu düşünmüşümdür hep.

    son imtihanınızda da ayağınızda kaplan desenli terlikler olduğu halde eşinizle oynadığınız çiftetelliyi anlatmak yerine söyleşiyi yapan vamp kadına bastırılmışlık üzerinden ayar veren cümleler kurmanızla ahlakınız kadar zekanızın da parlak olduğunu bize göstermiştiniz. iki mahalle arasındaki en ciddi farklardan birinin bizim bir fakir gördüğümüzde naaplım sistem böyleymiş diyerek her şey yolundaymış gibi davranmayıp sadaka müessesini işlettiğimizi anlattığınızda da, ortada çok ayıp bir şey olduğunda hiç bir şey yokmuş gibi davranmayan biri daha, hamdolsun demiştim. işte şimdi, merak ediyorum. bütün bu ahlaki zırvaların peşinden düşünüyorum, sahip olduğunuza inandığım kutsallara galiz biçimde küfredebilen bir insan ile masaya oturup transfer pazarlığı yaparken, bir şekilde anlaştıktan sonra bunu kutlarken, iş icabı birlikte çalışırken, sonrasında ilk nüshaya besemele ile yazıya başlarken nasıl oldu da hiç bir şey olmamış gibi davranabildiniz? nasıl oldu da şu üç kişinin okuduğu blog sayfasında bile doldu dolu söyleyemediğim ‘bunlara bilmem ne kadar para ver bilmem ne rezilliklikleri yapar' cümlesini milyonların dinlediği bir radyo kanalında en azından benin kadar olsun nazikçe sarfedemeyen bir adam ile aynı ilkeler üzerinde anlaştınız, prensipleri de halledip direk sözleşmeyi imzaladınız, anlayamadım. birlikte hangi ilkelerin bekçiliğini yapacaksınız, kollarınızı hangi değerlerin hayatımıza hakim olması için sıvadınız, hangi ulvi amaç sadece başındaki örtüden dolayı okula alınmadıkları için eylem yapan marmara ilahiyat öğrencilerine fahişe derken, başınızdakini onların eşarplarından ayırarak sizinle silah arkadaşı olmayı arzulayan birisi ile aynı cephede yer almanıza ‘değer' ? merak ediyorum ve cevabınızı ümitsizce bekliyorum.

    son olarak, ‘ama ben hiç bir şey olmamış gibi davranmıyorum' şıklarda yok, arz ederim.

    not: bana herhangi bir şey açıklamamanız, bunun mantıklı bir açıklaması olmadığı anlamanı gelmez. arkanızdan kendisine merkez medyadan gelen ilk ciddi teklife evet dedi de böyle oldu bayağılığı ile davranacak da değilim. sorularım sadece meraktandır, hadisizlik ya da terbiyesizlik varsa affınıza muhtaçtır…
    --- alıntı ---
    *
    (holofira 04/10/2010 23:02 ~ 04/10/2010 23:03)
  19. feminist duygularını ayyuka çıkarmış yazar.*
    (luppiye 04/10/2010 23:22)
  20. ayşe arman'ın kendisiyle yaptığı röportajı gördüğümde "onlarla aynılaşmış " diyerek yorum yaptığım yazar.Şimdi bence sen de onlar gibisin.
    (feryâd-i ebkem 12/02/2011 15:21)
  21. başörtüsü fedaisi.
    (holysin 04/04/2011 19:57)
  22. hiç sevmediğim bir kadın.hatta tv de filan görünce odayı terkediyorum o derece yani.boynunu açıkta bırakan bir örtünme şekli var.çok gösterişli kolyeler takması da cabası.. siyasi duruşu:yorumsuz.
    (simeranya 20/06/2011 16:45)
  23. bütün ışıkları kapatıp, ben aydın'ım diyor..
    (nazende 20/06/2011 16:50)
  24. habertürk yazarı. yazar ama, ne yazar, kime yazar. hiç bilmem. zaman'da yazdığı dönemlerde bakar, ne güzel ismi var kadının yeaa der geçerdim hep.
    (sut dokmus kedi 20/06/2011 17:01)
  25. başörtülü hanımları temsil ettiği bir çok yazar tarafından dile getirilmiş olsa da şal bağlama şekli ile tesettürü yanlış anladığını bizlere ispatlamış. zekasına, diline bir şey diyemem.
    (minel infirad 05/09/2012 20:35)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.