romantizm  

başlık içinde ara
  1. duyguların en yoğun şekilde yaşanması durumu. hatun kişiler pek bir severler bu hali. türk erkeklerinin pek de başarılı olamadıkları gerçeğini de burada belirtmek gerekir.
    (kiymik 18/10/2009 22:00)
  2. (bkz: romantizma )
    (nas 15/04/2010 18:15)
  3. elektrikler kesik olmadığı halde masaya mumları getiren duygu.***
    (feryâd-i ebkem 15/04/2010 18:20)
  4. klasisizme tepki olarak 1830 lu yıllarda fransa da victor hugo nun öncülüğünde başlayan edebi akımdır.. coşumculuk olarak da bilinir..
    1789 da fransız ihtilali yle elde edilen özgürlük düşüncesi ve gelişen milliyetçilik duyguları klasisizm akımının katı kurallarının sıktığı sanatçılar için yeni bir edebiyat için imkan sunmuştur.. yunan ve latin mitolojisi yerine milli kaynaklara ve dini duygulara yönelen sanatçılar aklın yerine duyguyu önemsemişlerdir..
    günlük hayatın içinden konuları, tabiatın sunduğu güzellikleri kendi hayallerini kurdukları kişi ve dünyalarında katılımıyla eserlerinde işlemişlerdir.. klasiklerin çokça yaptığı bir şeyi, eserde kendi kişiliğini gizleme işini yapmamış ve esere kendilerinden de bir şeyler katmılardır..
    konuşma dilini kullanırken bu dilin süslü ve özentili halini kullanmaktan da geri durmamışlardır..
    sanatı sanat için yapmaya gayret ettiler..
    victor hugo cromwell adlı tiyatro eserinin önsözünde bu akımın gereklerini ve kurallarını her manasında açıklamış ve akım bu tiyatro oyunuyla başlamıştır..
    hugo dışında jean jacques rousseau, goethe, lamartine, alexandre dumas, alfrede de musset, schiller, lord byron, aleksandr sergeyeviç puşkin, shakespeare bu akımın yabancı temsilcileridir..
    ülkemizde ise tanzimat dönemi edebiyatını etkilemiş olan bu akımın temsilcileri; namık kemal, ahmet mithat efendi, abdülhak hamit tarhan, recaizade mahmut ekrem dir..*

    *recaizade mahmut ekrem roman ve tiyatro da realizmden, şiir de romantizmden etkilenmiştir..
    (ben 01/05/2010 18:04)
  5. 1790'dan yaklaşık 1850'ye kadar Avrupa'da gelişim göstermiş büyük bir akım olan, edebiyatın, müziğin felsefenin görünümünü köklü bir şekilde değiştiren ve resimde bir yenilenmeye yol açan romantizm , belli bir tanıma girmeyen niteliğini korumakla beraber, var olmanın özgür bir ruh hâlini işaret etmekteimiş.
    (eta karina 02/12/2010 10:23)
  6. duygu teşhirciliği.
    (poyraz 24/01/2011 16:47)
  7. (bkz: balık burcu)
    (saintmary 24/01/2011 21:03)
  8. sol frame'de bulunan başlıkları incelediğinizde, günden güne hakim olan durumdur. efendim islami açıdan uygun değildir, zirâ beyin kalbe hükmetmesi gerekir. hatta adnan oktar'ın bu konuda bir belgeselini dahi izlemiştim. (bkz: şeytan'ın bir silahı: romantizm) direnmek güç olabilir tabii.
    (ccc 21/04/2011 20:02)
  9. (bkz: ...izm )
    (birgaripyolcu 21/04/2011 20:04)
  10. fransa'da 18. yüzyılın sonlarında klasik edebiyat akımına tepki olarak başlayan; duygu, imge ve fantaziye ağırlık veren sanat akımı.
    (efil 23/04/2011 19:57)
  11. (www.murtecisozluk.com *
    (dutyemisgeveze 30/04/2011 23:12 ~ 30/04/2011 23:19)
  12. --- alıntı ---
    romantizm, cahiliye toplumunun yaşamakta hiçbir sakınca görmediği, aksine beğenip teşvik ettiği özel bir yaşam tarzıdır. romantik bir bakış açısının, hayatı daha süslü ve daha renkli hale getirip, zenginleştirdiğine inanırlar. bu nedenle de tüm filmlerde, romanlarda ve şiirlerde bu konuyu işleyerek insanları, romantizmin kendine has bir büyüsü olduğuna inandırmaya çalışırlar. oysa romantizmin insan üzerinde oluşturduğu etki, insanın aklını örtmesi, mantıklı ve dengeli düşünmesini engellemesidir. çünkü romantizm, aklın tam anlamıyla zıttı bir sistem oluşturur. insanları gerçekleri görmemeye, hayal dünyasında yaşamaya, akılcı değil, aksine duygusal düşünmeye iten bir yaşam şeklidir.


    --- alıntı ---
    (dutyemisgeveze 05/12/2011 00:25)
  13. upload.wikimedia.org
    linkteki resimle başlamıştır. resim sakız adasında yunanlıların katliama uğradığını anlatır. resim aynı zamanda gerek fransız liselerinde ve gerekse türkiye'deki fransız okullarında tarih kitaplarında yer almaktadır. resmin altında linkte görülmeyen şu yazı yazar: "1824'te sergilenen delacroıx'in bu tablosu türklerin o tarihten iki yıl önce sakız adasında yaptıkları kıyım ve zulümleri anlatıyor. [bu adaya fransızca scio, daha yaygın olarak chio denir]. tablonun ön planında ölüler, can çekişenler, aklı durmuş ve alık gözlerle bakan ve birşey görmeyen yaşlı bir kadın; sağda eğerine yapışan bir yunanlıyı itmek için kılıcını çekmiş bir türk atlısı görülüyor. tutsak bir kadın ata bağlanmış. geri planda yangın ve katliamlar. klasiklerin "resmin katliamı" dedikleri bu ünlü tablo, fransa'da romantik resmin öncüsü oldu." yunan isyanın başarıya ulaşması ile romantikler türemiştir. yani yunanın eski felsefe ve şiirlerine dönüşü, türk'ün tarihten silinişi ve yunanlının istanbulun ve moranın intikamını alışını anlatır. viktor hugo'nu mavi gözlü yunan çocuğu adlı şiirini hatırlamak gerek.

    bu ülkede bile fransız okullarında böyle bir resm ders kitaplarında yer almış 70'lere kadar. gavurdan dost olmayacağı veya bu adamların türk düşmanlıklarının yeni bir şey olmadığı, mum ışıkları ve akşam romantik bir yemek gibi bize hakaret etmek için icad edilmiş şeylerin yine bizlere nasıl kakalandığını da öğrenmiş bulunduk...
    (zaloglurustem 17/01/2014 17:58)
  14. aptallıkla başlayıp ahmaklıkla sonuçlanan akışa sahip bir yaşam tarzı.

    sakınmak gerek.

    * * * *
    (turuncuadam 18/01/2014 13:31)
  15. (bkz: ormantizm)
    (kusva 18/01/2014 15:55)
  16. gençliğin belası.
    şu anda kalaşnikof ile aynı derekede bir silahtır.
    (zehir zemberek 22/01/2014 12:38)
  17. mütemadi uyku döngüsüyle sonuçlanan yaşam tarzı
    (sessizdekadan 09/05/2014 20:14)
  18. iyiler hep iyi kötüler hep kötü. iyi kötü ayrımı var mı insanın? romantikler bu ayrımı yapmayı başarmış.
    (kustepeli 11/03/2015 13:45)
  19. bu yüzyılda beladır. yıldırandır. kusunçtur. tahammül edilebilinemez bir şeydir. realist ol canımı yedir.
    (asma filizi 01/12/2016 01:44)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.