sevdigi doner olmus horoz  

başlık içinde ara

  >>

  1. sözlüğümüze hayırlı uğurlu olmasını dilediğimiz ikinci nesil yazar. hoşgelmiş.
    (tuytun 08/06/2010 00:18)
  2. 2. nesil bir yazar.
    hoş gelmiş, safalar getirmiş...

    (ebu tarik el aziz 08/06/2010 00:21)
  3. sevdiğinin akıbetine bitli de olsa bir köy tavuğu olarak üzüldüğüm yazar. * *
    (bitlikoytavugu 08/06/2010 11:07 ~ 08/06/2010 11:07)
  4. kümese hoşgeldiniz sayın horoz.
    -nice uzun ömürler dileriz.
    -sevdiğimsiz asla...
    -üzülme kümes senin yeniden seversin.hem bak "yumurtada tavukda kümesden çıkıyor!"
    * * *
    (asyali osmanli 08/06/2010 11:28)
  5. bu nasıl bir mahlas böyle diyesimi getiren yazar. hoşgeldik birlikte.*
    (¿ 08/06/2010 12:06)
  6. çok güldüm mahlasına başı sağolsun hoşgelmiş.*
    (ibrahimesutasiyankarinca 08/06/2010 12:07)
  7. mahlasını anca kavradığım arkadaş. napim yağmur yiyince sırılsıklam olunca anca kusura bakmasın.*
    (heyula 08/06/2010 12:12)
  8. tebessüm ettirecek bi nick ile gelmiş... hayrolur inşallah...
    (esrar 08/06/2010 12:32)
  9. hoşbulmuş ikinci nesil yazar. cümleten eyvallah efendim.

    yabancı filmlerin etkisiyle kar fantazyası yapılan, beyaz örtü ortalığı kaplarken geri sayım hayalleri kurulan o christmas sabahı. hava ılık, yağmur çiseliyor, kimsenin kar hayali gerçekleşeceğe benzemiyordu. yine de herkes memnundu, hayal kurmak ona ulaşmaktan fazla haz veriyordu, her daim yükseğe bakıp iç geçiren aşağı bakıp elindekine şükreden insanların çoğunlukta olduğu bir memleketti. kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak, insanları esmer ve kavruktu. biraz da yanar döner: bir neşeli bir öfkeli, bir parıltılı bir sönük bakışlı, her daim farklı duygu patlamaları yaşayan.

    ah o yabancı filmler, dünyaya eklemlenmemiz, modernitenin nur ışığı altında aydınlanmamız, hatta işi abartıp postmodernizm geliyor, gelmiş diye resmi geçitlerimiz ve yine o yabancı filmler, uzak ülkeler, değişik iklimler, cazibeli hatunlar, trend öncüleri, tüketizmin kanaat önderleri ve onların dört bir yana yayılmış yerel kopyaları... işte bir christmas sabahı, bir esmer kavruk, yanar döner, kanaatkar ya da gıpta eden, o orta anadolulu ki texaslıdan neyi eksik o orta anadolulu yana döne ese kavrula hindi arıyor, arıyor, arıyor. aslında hindi var, hindi bulunur, hindi çok. hindi, geçim derdi giriyor devreye ve bakışlar ucuzuna çevriliyor. hindinin en yakın ikamesi, en birinci muadili, daha hesaplısı, daha damak tadının alışkın olduğu o güzide cinse, o güzide türün en nadidesine, bi denem gıymatlıma homo economicus bir tavırla, ekonomiye can verelim şiarıyla, "ceteris paribus" sevdiklerinden "ceteris paribus" hayvan onurundan ve duygularından, duygulanmadan ve iştahla, "hindi bulamazsak tavuk yeriz." hinliğiyle kıyılıyor.

    ona kıyılıyor, bana daha çok kıyılıyor. horozun kıyması güzel olmaz desem de nafile, söz dinletmek mümkün değil. yılbaşına sevdiksiz giriyoruz, tüm yıl öyle mi gidecek? derken bir aydınlanma, ya da aydınlanma değil merhamet. noel babanın o ak sakalına, kırmızı pantolonuna bilfiil tüm yılbaşı organizasyonuna ve bunun sistemle bağlantısına tümden karşı olmam gerekirken, onun en bilindik argümanıyla hüzünlenmek niye? onun en bilindik argümanı ki; "nasıl girersen öyle gidermiş.". kırmızı iç çamaşırı satışlarının tavan yaptığı, sevdiğimin ellerimden alındığı gün, kırmızı iç çamaşırı alamamış olmanın hüznü değil bu, ben bu kadar maddiyatçı duygularla ve o bir yere endeksli sevmiyorum. o bir yer ki, anladınız siz onu. cigerim parelendi, yüregim yarelendi, eşkıya filmindeki keje düştü aklıma, babam ve oğlum'daki baba'yla beraber. "ağzım dilim lal olaydı." diyordu ya o baba. ben de "ağzım dilim lal olsun." diyerek sustum, keje'nin içtiği o temiz kaptan içtim suskunluk yeminini, yazıyorum sadece, konuşmak yok. sevdiğimi görünce çözülür belki dilim. ya da modernitenin öldürdüğü sevginin yerini hakikat, aydınlanmanın yerini merhamet alınca. kim bilir?

    ölen sevdiğim değil; hakiki ve samimi sevgi. dönen de sevdiğim değil, dönekleşen de.

    döner oldu demiştim ama nick alırken çok uzatmayayım istedim. "sevdiği christmas'ta hindi yerine kesilen tavuğun yavuklusu" diye nick mi olur?
    (sevdigi doner olmus horoz 09/06/2010 00:14 ~ 30/07/2010 03:50)
  10. vah yaziikk . sen neden bekliyorsun diyecegim yazar *
    (huzunlu gurbet 09/06/2010 00:46)
  11. aşkın acısını çeken bilir demek istediğim yazar.
    (zaloglurustem 09/06/2010 00:47)
  12. *yeşil'de kapanması sebebiyle giden tanımlarına üzülüyordu, mürteci'ye yazar olayım, orayı da deneyelim diyordu. * *, gelmiş, iyi de etmiş. daim olsun inşallah. *
    (pir-u pak 09/06/2010 11:49 ~ 09/06/2010 12:21)
  13. uzun zaman sesi soluğu çıkmayınca kendisinin de bi dönercinin eline geçtiğini düşünmüştüm. neyse artık bi dahaki sefere*
    (kavgamkaranligagunesadina 22/08/2010 02:26)
  14. (bkz: #205127) bana kalas demeye çalışmış yazar. o zaman bende açıklıyorum: o döneri ben yedim.
    (kavgamkaranligagunesadina 19/09/2010 00:51)
  15. cemaat evlerinde pes oynayan 3g kullanan şirinler in elebaşıdır efenim. tiz kellesi vurula. *
    (elif 04/10/2010 21:30 ~ 04/10/2010 21:36)
  16. (bkz: sevdigi doner olmus horoz un ukde yorumları)
    (kavgamkaranligagunesadina 15/10/2010 14:06)
  17. (bkz: #246708)
    kardeşim benim, bundan sonra ben ararım merak etme.*
    (kavgamkaranligagunesadina 18/12/2010 16:25)
  18. #246708)

    acınası yazar. içim acıdı yahu. *
    (meyil adresim sensin 18/12/2010 16:28)
  19. (bkz: #246708)
    olay günü aklıma gelmesine rağmen aramadım, arayamadım, ondan öyle bir şey beklemiyordum. *
    (ubeyit hatipzade 18/12/2010 16:29)
  20. (bkz: #246708)

    hakkında emin olunan yazar imiş, bu bir avuntu bile etmez mi?
    (sevimer 18/12/2010 16:40)
  21. (bkz: #246708)
    *
    hafız iyimisin olaylara falan karışmadın dimi? * aradım ama ulaşamadım bizi merakta koyma bi haber ver....
    (ibn-i battuta 18/12/2010 16:44 ~ 18/12/2010 16:45)
  22. nerde boynu bükük bir garip görsen
    hor görme kim bilir ne derdi vardır.***(bkz: orhan babadan gelsin)
    (fenafillah 18/12/2010 20:55)
  23. (bkz: #246708)

    mukadderat böyle imiş. en zor zamanlarda bile aramazlar onlar. veya senin için o an önemli olan onlarca önemli değildir. hele bir dur. bu daha hiç bir şey. yalnızlık daha da koyulaşacak. öyle olacak ki, evlendiğinde eşin bile sana dokunamayacak. her gün gördüğün o arkadaşların bile o kadar uzakta duracak ki, fizan kavramı bile yetersiz kalacak uzaklığı anlatmaya. üşüyeceksin kimi geceler. üstelikte temmuz aylarında akdeniz'de olmana rağmen. ne battaniye, ne soba, ne de güneş ısıtacak seni. ne de yarinden duyacağın sihirli bir söz.

    tüm bu unutulmuşluk ve yalnızlık hissini sana yaşatanı bulamaz isen, ve onun seni kendine çekmek için yalnız bıraktığını anlamaz ve kaderi kabullenmez isen; işte o zaman zıvanadan çıkacaksın. ama bilmelisin ki zıvana iyi bir şeydir. zıvanada kalmak gerekir. ne de olsa içerisi dışardan daha sıcak...
    (zaloglurustem 18/12/2010 21:59)
  24. uzun zamandır ortalarda görünmüyor. bu sefer kesin bi dönercinin eline geçti, lime lime ettiler horozumuzu. bari etinden bi parça gönderseydiniz vicdansızlar!
    (kavgamkaranligagunesadina 13/04/2011 00:45)
  25. uzun uzun yazdığı kompozisyonlarını ve anılarını özledik.*
    (meyil adresim sensin 13/04/2011 20:54)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.