sosyal fobi  

başlık içinde ara
  1. anksiyete bozukluğu grubundan bir hastalık..

    --alinti--

    sf (sosyal fobi): utanç verici bir duruma düşmekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, olumsuz olarak değerlendirilmekten duyulan korku.

    sf anksiyete bozukluklarından biridir ve sosyal anksiyete bozukluğu olarak da isimlendirilir. yunanca kökenli bir kelime olan fobinin bire bir çevirisi korkudur. fobi kavramı psikolojide irrasyonel (gerçekçi olmayan, akıl dışı) ve aşırı korkular için kullanılır.

    sfyi basitçe utangaçlık veya aşırı utangaçlık olarak tanımlamak bence doğru olmaz. sf utangaçlığın ötesinde utanma korkusudur ve bundan fazlasını da kapsar. başkalarının beklentilerine fazla önem verme, kendi isteklerini açıkça ortaya koyamama, hayır diyememe, aşırı düzeyde kendinin farkında olma, kendini fazla eleştirme, hataları gözünde büyütme, incelendiği düşüncesiyle kalabalık ortamlarda göz önünde bulunmaktan rahatsızlık duyma gibi eğilimler sflilerin belirgin nitelikleri olarak sayılabilir. sfnin temelinde onaylanmama korkusu vardır ve "başkaları ne der?" sorusu arttıkça sfye yatkınlık da artar.

    sfyle aynı kategoride değerlendirebileceğimiz çekingen kişilik bozukluğu da kendine güven eksikliği ve düşük özsaygı, sosyal becerilerde yetersizlik inancı, kabul göreceğinden emin olmadıkça sosyal ilişkiye girmekten kaçınma gibi belirtileri içerir.

    sfnin yaygın olarak ortaya Çıktığı durumlar

    sfliyi korkutan çok farklı ortamlar bulunabilir. bunların ortak özelliği diğer insanlarla -en azından aynı ortamın paylaşılmasıyla- bir ilişki içinde olunmasıdır. sfliler genellikle yalnızken rahattırlar. bu rahatlığın bozulması -genelleşmiş bir sfnin göstergesi olarak- insanın bulunduğu her ortamda gerçekleşebileceği gibi, sf belli durumlara ya da konulara özgü de olabilir.

    İşte birkaç örnek:

    * cinsellik
    * sınava girme
    * tartışmaya girişme
    * genel tuvaletlere gitme
    * alışverişte pazarlık etme
    * karşı cinsle iletişim kurma
    * topluluk önünde konuşma
    * genel yerlerde yemek yeme
    * statüsü yüksek biriyle konuşma
    * başkalarının önünde soyunup giyinme

    sfnin belirtileri

    fizyolojik belirtiler
    (bedeninizde ortaya çıkan değişiklikler)
    #

    yüz kızarması

    #

    terleme

    #

    ağız kuruması

    #

    kalp çarpıntısı

    #

    nefes kesilmesi

    #

    nefes darlığı

    #

    titreme

    zihinsel belirtiler
    (sosyal ortamlarda nasıl olmanız gerektiği ve kendiniz ile ilgili düşünceleriniz)
    # güçsüzüm.
    # yetersizim.
    # Çirkinim.
    # beğenilmiyorum.
    # sevilmeye layık değilim.
    # mükemmel olmalıyım.
    # asla hata yapmamalıyım.
    # kaygılı olduğumu belli etmemeliyim.
    # Çok rahat davranmalıyım.
    # kusursuz görünmeliyim.
    # kimseyi gücendirmemeliyim.
    # herkesin beğenisini kazanmalıyım.

    davranışsal belirtiler
    (kaçınma yöntemleriniz)
    # korkulan ortama girmeme
    # korkulan ortamı terk etme
    # göz temasından kaçınma
    # İlgisiz şeyler düşünme
    # hayallere dalma
    # konuyu değiştirme
    # alkol kullanma

    --alinti--



    (kendieksenietrafindadonenadam 30/01/2010 13:34)
  2. beynimizin hiç bir bölgesinde bir hasar oluşmadan sebebi belirlenemeyen bir şekilde ortaya çıkan hiç bir şekilde deneylenemeyen hastalıklar grubuna anksiyete grubu rahatsızlıklar deniyor.

    bu rahatsızlık türünün sebepleri değil de sonuçları üzerinden hareket edilir. yani hastalığı ortaya çıkaran sebepler aranmaz hastalığın semptomlarından yola çıkarak hastalık belirlenir ve tedavi sadece semptomları gidermeye yönelik yapılır.

    yani başınız ağrıyordur. siz sürekli ağrı kesici atarsınız. sonuçta ağrı eşiğiniz yükselir. artık daha yüksek dozajlar kullanmanız gerekir ama hastalığın sebepleri bulunamadığı için bir fayda vermez.

    sonuçta baş ağrnızın sebebi olan tümör sizi öldürebilir.

    semptomlar önemli değil bu sosyal fobinin esas sebebi nedir ona eğilelim. eğer sebepler yok edilebilirse semptomlar düzelir.
    (seytanizmekarsitekyurek 30/01/2010 13:50)
  3. aşamalı maruz bırakma yöntemiyle çözümü bir nebze kolaylaşabilecek fobi.
    (sebze 30/01/2010 13:55)
  4. sebepleri:
    1.beğenilme arzusu: modern toplumun en çok önemsediği arzulardan biridir. insan enesinin tanrılaştırılmasının doğal bir ürünüdür. eğer yeryüzünde dolaşan boy boy tanrılardan biri olam istiyorsan sen de eksiksiz ve kusursuz olmalısın. eğer kusurun ve ayıbın varsa bu çok önemlidir. ekseriyetle organ eksikliği yada bozukluğu durumlarında ortaya çıkar.

    2. olumsuz değerlendirlme ve eleştirilme korkusu: bu korku kendini dahi eleştiremeyen insanın sık yaşadığı bir korkudur. o insan ki kendini eleştirmiyor. başkaklarının onu eleştirmesi gibi kötü bir şey olabilir mi? bu dünyanın sonu olsa gerek. evet çocuğunuza kendi nefsini kınamanın erdemleri ile ilgili bir eğitim vermemişseniz onun dünyayı böyle algılmasından daha doğal ne olabilir?
    (seytanizmekarsitekyurek 30/01/2010 13:56)
  5. öykü,semptom ve klinik bulgulardan yola çıkılarak tanı ve tedaviye gidilen hastalıklardır..

    anksiyete grubu hastalıklarda semptomlardan tanıya gidilmesi normaldir..zaten tıpta bir çok konuda semptomda tanıya gidilir ve tedavi semptom engelleme veya yeni semptom ve klinik bulguların oluşmaması yönünde yapılır..

    örneğin,tümörlü bir hastada, "vay arkadaş, bu tümör hücreleri neden büyüyor,büyümelerini durduralım" şeklindeki tedavi olanakları kısıtlıdır..hele ki çabuk metastaz özelliğine sahip kanserlerde, "bu tümör hücreleriyle iki dakika oturup konuşalım anlaşalım" demek yerine cerrahi uygulanır..cerrahinin amacı yeni semptom ve klinik oluşmasını engellemektir,tümörleri bölünmemeye ikna edip tekrar yerine koymak değildir bildiğiniz üzere..

    aynı şekilde diğer cerrahi bölümler,fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi başlı başına bu işe yönelik bir bölüm bulunmaktadır..
    kalp masajı yaparken bile önce kliniği düzeltirsiniz,sorunun nedeni bir sonraki aşamada değerlendirilir..

    kaldı ki bu hastalarında nörotransmitter denilen bazı maddelerindeki oynamalar önemlidir..özellikle seratonin ve noradrenalin in başlıca rol oynadığı kesin olarak kanıtlanmış ve tedavi protokollerinde önemli yer almıştır..
    (kendieksenietrafindadonenadam 30/01/2010 14:24)
  6. yetişmen gereken bir yer olmadığı halde sokakta hızlı hızlı yürümektir.
    (feryâd-i ebkem 20/04/2010 16:51)
  7. (bkz: #66128 ) işin aslı bu entryde oldukça hatalı bir tanımı yapılan anksiyete bozukluğudur.

    evet, beğenilme arzusudur. ancak bu hastalıktaki beğenilme arzusu; sıradan biri olarak, sokaktaki herhangi bir vatandaş gibi beğenilme arzusudur. mezkur entryde bahsedilen yönü de var elbette, nefs sahibi bir insan olarak. ancak sosyal fobiğin temel kaygısı, dikkat çekmeyecek bir beğenilmedir. bu yüzden bu durumdan beğenilme arzusu olarak değil de eleştiri oklarının hedefi olacak şekilde dikkat çekici bir yerilme kaygısı olarak bahsetsek daha doğru olur. çünkü ilgi merkezi olmak, sosyalfobik için büyük bir kâbustur. örnek vermek gerekirse: sosyalfobik kişi, topluluk içinde espri yapmaktan çekiniyorsa eğer, "ya esprime gülmezlerse" diye düşünür herkes gibi. ancak sosyal fobiğin literatüründe "esprime gülünmemesi", "esprime gülmeyen bu şahısların zihninde ben 'espri yapmayı bile beceremeyen, iki kelimeyi bir araya getiremeyen lanet olasıca aşağılık bir konuşma özürlü öküz' olarak kodlanacağım ve her zaman bu şekilde anılacağım" anlamına gelir. bu düşünce çoğu zaman "ben zaten öyleyim* ki" şeklinde bir alt metni de beraberinde taşır. sosyal fobik başkalarının esprisinin komik olmaması durumunda aynı şeyi düşünmez, sadece söz konusu kendisi olunca böyle düşünür. buradan da anlaşılacağı gibi sosyal fobi, suçluluk psikolojisi, aşağılık kompleksi gibi anksiyete bozuklukları ile kardeş değildir, kardeşten de ötedir. ve bu üç durum, sonsuz bir döngü şeklinde birbirini besler. demem o ki, sorun oldukça ciddi. bildiğin hastalık yaw, boru mu?

    ve evet, olumsuz değerlendirilme ve eleştirilme korkusu da sosyal fobinin sac ayaklarındadır. ancak sosyal fobik kişi kendini eleştirmiyor değildir. işin aslı haksız olarak biraz fazla eleştiriyordur. sorun da buradan kaynaklanıyor. bütün fiillerinin yanlış olduğunu düşündüğü için anormal görünmekten endişe eder ve bu yüzden de çekingen, utangaç tavırlar sergiler. çünkü bütünüyle yanlış bir insan olarak bunu gizlemek ister.* yine çünkü (bahsettiğim) bütün fiillerin yanlış olma durumu, kötü bir niyet barındırmaz ve sosyal fobik şahıs da bunun farkındadır. bu yüzden kendine de acır. tabi bir yandan da kendini suçlamaya devam eder. bu çatışma hali de hastaya ayrıca zarar verir. (utangaçlık - sadece sosyal fobi için bahsetmek gerekirse - neden değil, sonuçtur.)

    ve şu da ilginç bir realitedir ki: sosyal fobi eski insanlar için hayatı günümüzdeki kadar zorlaştırmıyordu. modern dünyada hayatta kalmak için herkes girişken olmak zorundadır. en basitinden herkesin okulda tahtaya kalması gerekir, sunum yapması gerekir. bu gibi durumlarda karşılaşılan her yergi sosyal fobiyi besler, besler, besler...

    bu arada "bende de sosyal fobi olabilir" diye düşünen herkesin mutlaka ama mutlaka en yakın sağlık kuruluşundan destek alması gerekir. zira kendi kendine geçmesi imkansız gibidir. çünkü doktor yardımı olmadan, kendi çizdiğimiz tedavi yol haritasındaki en küçük bir yanlışlık veya eksiklik çok büyük hasarlara yol açabilir, sosyal fobik şahsı ciddi anlamda yaralar, ağır bir depresyona sürükleyebilir. ve yine çünkü, sosyal fobi hemen her yönüyle tespit edilmiştir ve tedavi yöntemi de sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. yani demem o ki, sosyal fobi psikoloji biliminin altından girip üstünden çıkmaya muvaffak olduğu bir alandır. bu arada doktorun talimat ve tavsiyelerine kesinlikle her yönüyle uyup ihmal etmemek de önemlidir.

    şunu da belirtmeliyim ki, asosyalllikle aynı şey değildir. sosyal fobi sizi asosyal yapar ama asosyal olmanız sosyalfobik olduğunuz anlamına gelmez. bu ilişkiye rağmen şöyle bir örnek yanlış olmaz: asosyallikle sosyal fobi arasındaki fark, siyah ile beyaz arasındaki fark gibidir.

    bu yazıyı okuma zahmetine katlandınız madem, bu parçada benden size gelsin. tinyurl.com *
    kafam şişti diyorsanız sizi şuraya alalım...

    edit: lisedeyken psikoloji okumaktı hedefim. ama puanım yetmedi. ühü ühü...
    (vuslatyolcusu21 01/10/2014 07:15 ~ 01/10/2014 12:13)
  8. (bkz: interaktif sözlük yazarı hastalığı)
    (bay ego 01/10/2014 07:36)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.