takvim  

başlık içinde ara
  1. 365 günden oluşan, milli ve resmi bayramlar ile haftasonu tatilinin kalın rakamlarla yazıldığı, yıllık plan yapılmasına yardımcı olan nesne.
    (kutupyildizi 31/08/2009 15:00)
  2. güneş ve aydan yararlanarak günleri ve yılları hesab etmeye yarayan bilim. çeşitleri vardır.
    (bkz: on iki hayvanlı takvim)
    (bkz: miladi takvim)
    (bkz: hicri şemsi takvim)
    (bkz: hicri kameri takvim)
    (bkz: rumi takvim)
    (bkz: jülyen takvimi)
    (bkz: gregoryen takvimi)
    (bkz: celali takvim)
    (bkz: movses takvimi)
    (bkz: ibrani takvimi)
    (bkz: gezer takvimi)
    (bkz: lunisolar takvimi)
    (zaloglurustem 21/02/2010 12:39)
  3. eski türk filmlerinde rüzgârın elinde dağılan kuru yapraklar gibiydi takvimler; ondan yırtılmış yaprakların bilinmeze doğru savruluşu... ömür tezgâhında doğranmış bedenler, acıyla yoğrulmuş ruhlar. bir yönüyle... ne tarafa dönsen acziyet; ne yana baksan "zulüm". kendine zulmedenler, kendileriyle birlikte "mutluluk düşleri"ni böldükleri canlar/cananlar. geçmekte yıllar ve her geçen gün ömürden... geçen her gün o "bilinen bilinmez"e doğru savruluş. güneş, her battığında batacak güneşleri karanlığına hapseder. her doğuşunda da doğacak güneşleri müjdeler. doğan elbette batacaktır.

    geçen gün ömürden; yaşam da denilen mefhum, nereden, nereye, nasıl sorularının cevaplarını aramak için verilmiş bir mühlet ve bulduğunda da hakiki cevabı, onun gerçekliğine sarılmak. çırılçıplak bir hakikat. yeni doğana sarılan örtünün büyük bir hızla "beyaz"a tahvil oluşu... zaman, "yobaz kayaları" döven dalgalar gibi; usul usul ama hiç durmadan, gizli bildiğine uyarak. gittikçe ayaklarının altına alır kuma dönüştürdüğü kayaları; giderek yükselir o deniz. yer üstünde "ben yıkılmam, ayaklar altına alınmam" diye mağrurane yürüyen kaya gibi sert adamları/kadınları, "kum" eder. ne yiğitleri yerin altına saklar zaman toprak suretinde; müstesna hâllerde meydanda salına salına yürüyenleri de... ne gül yüzlü dilberler o toprakla hemhâldir şimdi...

    geçen gün ömürdendir, ömür hazıra dayanmayan dağ. karanlıklarından aydınlığa çıkmaya çabalamayanları, aydınlık sanrısıyla karanlığın bodrumunda çelik çomak oynayanları eskiten, "buruşturulmuş bir kağıt", bir takvim yaprağı gibi eskinin -anahtarı kayıp- kilitli zindanına atan. oysa ömür geçen günlerde değil, "bugün" de saklı. bugün: an. ne dün, ne de yarın. ne hafıza, ne hayâl.

    işte, bu dem, bu an. ötesi kıyl-ü kâl.
    (natrium 05/08/2010 00:39)
  4. zaman, bir takvimin yapraklarında parsellenir, parçalanır, bölünür. taksim edilmiş her parça, bir yaprakla düşerken önümüze, koparılmamış sayfaların aralarında sanırız yaşamı.
    oysa, aldığımız nefestir yaşam.
    (bien edam 05/08/2010 00:55)
  5. ilk babiller'de kullanılan, iki dolunay arasındaki 29,5 günü temel alan bir sistem olup güneş yılına dayalı takvimi bulup, geliştirenler ise eski çağ mısırlılarıymış.

    tr.wikipedia.org
    (satanist kesen mucahit kedi 28/02/2011 14:33)
  6. (bkz: takvim gazetesi)
    (tuytun 28/02/2011 14:39)
  7. (bkz: istiklal takvimi)
    (sacak alti 09/09/2018 01:05)

mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.