televizyon  

başlık içinde ara

  >>

  1. türk dil kurumu tarafından göreç olarak adlandırılan haberleşme sistemi.
    günümüzde haberleşmeden başka hertürlü reziliği evimize taşıyan teknoloji. icat edildikten 42 yıl sonra ülkemizde kulanılmaya başlamasına rağmen aradaki farkı çok çabuk kapatarak tv izleme oranında birinciliği kimseciklere kaptırmamışız.
    (ubeyit hatipzade 28/09/2009 17:26)
  2. (bkz: gavur icadı)

    ingiliz amerikan ortak yapımı bir aptal kutusu. gerçi ilk başarısız modellemesini bir iskoç yapmış, ama ingiliz efendileri kendilerini dünyaya daha iyi pazarlamışlar.

    hakkında aptal kutusu nitelemesi dönemsel kaldı, çünkü üzerinden değerlerin çatıştırıldığı bir mefuldü, kim kullanıp nereye çekerse oraya gidiyordu. ama yine de duyarsızlaşmaya ciddi bir katkı sağladığı açıktır. gazze haberlerinden sonra saçma sapan bir araba haberi girince anında duyargalar da yön değiştiriyor.

    bir de bu tarihsel aletin bizim topraklardaki hikayesi var. malum vizontele.
    (kaylûle 18/10/2009 21:41)
  3. çağımızda en büyük propaganda ve beyin yıkama aracıdır.

    aldous huxley'in cesur yeni dünya'sındaki beyin yıkama usulü, sınıf bazlıdır. yani, her sınıf, doğumundan itibaren öyle şeylere tabi tutulur ki, bir diğer sınıfa ne özenir, ne de yerinden rahatsuz olur. alfa tipi insanlar, bu propaganda ve beyin yıkama işlemlerine en az maruz gören topluluktur ve topluma yön verenler de onlardır. zeki bir sınıfın üretilmesi bu beyin yıkamanın olmayışıyla sağlanır.

    televizyon bahsine dönelim. en azından 6 yaşına kadar her çocuğun herhangi bir sınıf ayrımına maruz kalmadan beyin yıkamasına uğradığı muhakkak. peki bu beyin yıkamasının içeriği nedir? cicili bicili kahramanlar ve her türlü cancanlı objenin yüceltildiği çizgifilmler ve programlar ve tabi ki eğlence. fazla mı iddialı gelecek bilemem ama, tüketim ve "eğlence" kültürü, çocuktan itibaren aşılanır televizyon sayesinde.

    belli bir yaştan sonra ise, propaganda sınıf ayrımı yapmaya başlar, tıpkı az önce bahsettiğim distopyadaki gibi. ancak bu farklı propaganda metinleriyle yapılmaz, zira sınıf sayısı mevzubahis distopyadaki gibi 5 değil, yalnızca ikidir. elit kesim ve cahil halk. her türlü propaganda kanalında ve bilim adı altında tüketim çılgınlığının desteklenmesi yine sınıf ayrımı yapmayan birşeydir ama ayrımın yapıldığı nokta şudur: bilginin değerinin toplumun farklı sınıflarına farklı yansıtılması.

    örnekleyelim. 5'e giden bir kızçocuğunun önünde, 2 seçenek vardır. 1) selena'yı seyredebilir. 2) hocasının verdiği dersleri yapabilir. sınıf ayrımının başladığı ve toplumun yararına şekillendirildiği yer burasıdır. selena'yı izleyen çocuk, diğer seçeneği seçmiş bir çocuğu "inek" diye aşağılama hakkını kendinde bulur, zira selena, bir öğretmenin sevgilisidir ama en büyük özelliği bu değildir. televizyon izleyen çocuğun ve bir süre sonra gençlerin, yaşlıların bilinçaltlarına hedef olarak hep benzeri şeyler konulur.

    ne demeye çalıştım? birkaç dizi örneği alalım. selena diyeyim yine. nedir hedef? büyü yoluyla insanları yola getiren bir insan olmaktır. ulaşılabilir midir bu hedef? hayır. bez bebek. nedir konulan hedef? bir insan olmaktır. ulaşılabilir midir? pek çoğumuz tarafından zaten ulaşılmıştır. * diğer dizilere baktığımızda da, konulan örnek karakterlerin ya çok zengin ya da çok güzel olduklarını görürüz. yani televizyonlar, ya ulaşılamaz hedefler koyarak* , ya da ulaşılmış hedefler koyarak tembelliğe alıştırır. ya da zenginliği överek, daha çok para daha çok mutluluk diyen kapitalizme yeni neferler yetiştirir.

    e televizyonu herkes seyretmiyor mu? neden bir sınıf ayrımından bahsettim? az önceki 5. sınıfa giden kız çocuğunu hatırlayalım. o çocuk, ders çalışmayı seçtiği takdirde, bu propagandaların a kurunu almamış olur ve sınıfta kalır. yalnız, okuldaki eğitimi, tv deki beyin yıkamasıyla çeliştiğinden, tıpkı selena fanı gibi, işine geleni seçer. dizilerde baş karakterlerin ne kadar çalışkan olduğuna bakarak, televizyon kültürünün zeki ve sorumluluk sahibi karakterlere ne kadar cazip gelebileceğini düşünün. televizyon kültürü, alt tabakaya bayağılığı ve tüketim sürüsünün bir parçası olmayı aşıladıkça, ve bireylerin yaşları büyüdükçe, televizyona karşı kendini elit olarak adlandıran kesimin tv programlarına öfkeyle karışık aşağılamasının sebebi budur. bunun daha garip bir sonucu, içinde gerçekten bir beyin yıkama ve yöneltme unsuru içermemesine karşın, popüler olan herşeye yine bu elit kesimin verdiği tepkidir.

    bazen bunun kasten yapıldığını düşünüyorum. kapitalizm, evet uyuyan ve tüketen insanlar gerektirir ve televizyon bunun için biçilmiş kaftandır. ancak her sistem zeki ve düşünen insanlara ihtiyaç duyar. az önce belki de biraz abartarak anlattığım bu ayırma sayesinde, kitlelere ulaşan bir beyin yıkama zeki bireyleri ya sürekli inek, ya da hasta ruhlu göstererek kendinden uzak tutar. bu sayede hâlâ bir düşünen kesime sahip olur toplum.

    en başta dersini yapmayı seçmiş, zekâ veya sorumluluk sahibi insanlar, kendi aralarında yeni filmlere hit derler, yeni müzikler keşfederler, kendi toplumlarını oluşturur gibi bir yapıları vardır. nietzsche falan gibi "üstün insan" uydurmalarıyla diğerlerini hakir gördüklerinden çok da mutsuz değildirler üstelik. garip bir güdü ve ödüllendirme sistemi ama işe yarıyor sanıyorum.
    (zulmetefza 11/12/2009 00:02)
  4. televizyonun kısa yazılmış hali
    (laluebkem 27/02/2010 15:01)
  5. annemin teyzesinin deyimiyle "küfür tenekesi" *
    (feryâd-i ebkem 27/02/2010 15:27)
  6. her şeyin çok hızlı aktığı, görselliğin ön planda olduğu ekran. günümüzde çoğu insanı esir almıştır.
    (triple cay 27/02/2010 15:33)
  7. ne kadar kötü yanı olsa da canlı ,naklen ve anında haber alma kalitesiyle mükemmel bir alet.
    (feryâd-i ebkem 31/03/2010 10:31)
  8. normal şartlarda dünya insanı için ''seyretmek'' için icad edilen fakat toplumumuz da kitap misali okunan araç. evet ne yazık ki toplum olarak kitapları seyredip; bunu kitap misali okuyoruz.
    (ebu tarik el aziz 01/04/2010 00:37)
  9. toplumsal dejenerasyonun öncülü.
    (zamanekitmiri 11/04/2010 14:26)
  10. "beyaz cam". reklam endüstrisinin attığı ana damar. godard'ın söylemiyle "reklam terörizmi" karşısında "gören", gördükçe de mutsuz olan kalabalıklara gelişmiş teknoloji sayesinde giderek daha fazla görüntü sunmasına mukabil göstermemesi ile bilinen. izleyicisinin düşünme, akletme, fikretme kuvvelerinin ırzına geçen "magic box".
    (natrium 15/05/2010 01:23)
  11. postman'ın deyişiyle, "öldüren eğlence"...
    (seytanizmekarsitekyurek 15/05/2010 01:28)
  12. (bkz: fitnevizyon)
    (genocide 15/05/2010 05:25)
  13. bu icadın bulunduğu odadan diğerine geçmenin "hicret " sayılabileceği düşmangiller.
    (bkz: radyo ile yaşamak daha rahat)
    (asyali osmanli 15/05/2010 09:40)
  14. deccal diyenini bile duydum. *
    (ibrahimesutasiyankarinca 15/05/2010 18:04 ~ 27/10/2010 22:00)
  15. kullanım şekline göre yararlı veya zararlı olabilen araçtır. maalesef çoğunlukla zararlı olan araçtır.
    (ey dide 17/05/2010 06:05)
  16. artık her önüne gelenin istisnasız çıktığı alet..tepesine değil kanallarına..*
    bugün birini izledim gülmekten öldüm.. yazık adam uzmanım diye çıkmış milleti kandırmaya uğraşıyor..bir de bunu çaktırmadan yapamıyor. illa çaktırıyor..
    (feryâd-i ebkem 16/03/2011 20:00)
  17. (bkz: salonunuzdaki saatli bomba) *
    (asdasdasdas 27/05/2011 18:22)
  18. (bkz: aptal kutusu) *
    (birgaripyolcu 16/08/2011 14:02)
  19. verdiği subliminal mesajlar düşünüldüğünde aparatı kumandaya rağmen kumanda edemeğimiz, onun bizi kumanda ettiği kutu.
    (dutyemisgeveze 22/09/2011 01:05)
  20. (bkz: kültürel sömürü aracı olarak televizyon)
    (vuslatyolcusu21 08/10/2013 03:01)
  21. "evinize geldiğinizde yabancı biriyle karşılaşıyorsunuz. bu kişi çocuklarınıza kavga etmeyi, dayak atmayı, dövüşmeyi, cinselliği öğretiyor. siz bu insana ne yaparsınız? onu biraz da şiddet kullanarak atmaz mısınız? fakat bütün bunları her gün, her saat yapan tv'nizi başköşenize yerleştiriyorsunuz."

    prof. dr. jerom singer
    (zerre 14/02/2014 22:32)
  22. insalığın kabaca iki jenerasyonunu murdar eden sihirli kutu. kanımca 20. yy'ın en etkili buluşudur.

    lakin 21. yy. ile toplum üzerindeki büyülü etkisini yitirmeye başlamış ve toplumu belirli odaklara kanalize etmekteki rakipsiz etkisi çok ciddi bir rakibe toslamıştır. kendisinden hem daha özgür, hem de daha interaktif bir platform olan "world wide web"in yüzyılın başından beri süregelen göz kamaştırıcı yükselişi, evimizin emektarının bir kaç sene içerisinde tahtı devretmesine neden olacaktır. savaşlardan yorgun düşmüş, korkmuş, sindirilmiş, edilgen bir neslin iletişim aracıdır televizyon; yeni çağın insani dinamik, hırçın ve anarşisttir. hal böyleyken, herkesin "artık benim de söyleyeceklerim var" mottosuyla koşturduğu bir dünyada, televizyon işlevsizleşmiştir.

    yaşasın kaos, yaşasın korsan cd ! (şaka, şaka.. ne kaosu, bıyıklarım var lan benim !)
    (az pilav 14/02/2014 23:15)
  23. hem müzik dinlenen hem fil izlenen bir elektronik alet.
    (benideacanizmi 07/03/2014 05:38)
  24. çok işlevsel bi alettir. her evde bulunmalıdır.

    www.murtecisozluk.com
    (esra rengiz 28/10/2014 09:53 ~ 28/10/2014 09:59)
  25. farklı kanallarıyla, herkesin istediği propagandayı yapabildiği, her çeşit yayınla karşılaşılabilen medya organı.

    raymond williams'a göre, televizyon kanallarının yayınlarını bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. yani bi saat haberler, iki saat dizi, iki saat eğlence programı, beşer dakikalık reklam kuşakları gibi parçalar; hep bi bütüne ait. bütünde ne varsa, hangi düşünceler, ideolojiler hakimse, küçük büyük bütün yayınlar o düşünceleri ifade ediyor.
    (esra rengiz 24/12/2014 16:24)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.