mürteci sözlük » turgut uyar - her şey aslına rücû eder

turgut uyar  

başlık içinde ara

  >>

  1. --alinti--

    1927 ankara doğumlu. askeri liseyi ve askeri memurlar okulu'nu bitirdi. İlk şiiri 1947'de yedigün dergisinde çıktı. kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında arz-ı hal şiiri ikincilik kazanınca nurullah ataç'ın güvendiği şairler arasına girdi. İkinci yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir. 1985'de öldü.

    --alinti--

    sevdiğim şiirlerinden biri...



    yokuş yol'a

    güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
    dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

    dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan
    kürdistan'da ve muş-tatvan yolunda bir yer kanar

    muş - tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
    eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar

    sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
    portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar

    bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
    padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar

    muş - tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
    orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar

    el ele gittiğimiz bir yolda sen gitgide büyürsen
    benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar



    (cehl-i murekkeb 20/08/2009 00:11)
  2. göğe bakma durağı adlı güzide şiirin sahibi rahmetli bir şair büyüğümüz. kendisi cemal süreya ile bir dönem ilişkisi olan tomris uyar ile evlenmiş ve bir de çocuk sahibi olmuştur bu evlilikten doğan. böyle de değişik bir durum vardır.
    (karisini sapka sanan adam 20/08/2009 00:36)


  3. --alinti--

    baharı bekleyene

    ben kisin güzelliğini söylerim ne gelirse dilime
    çünkü kış bir hazırlıktır soluğuma kıpkırmızı gülüme

    nice kırmızı ayaklar gelip geçti o gün katar katar
    kış günleri sözgelişi ben bir çöp bile almadım elime

    altı kız bir ay ışığı def calip şarkılar söylediler
    beri yanda ormanlar yanardı, ciğerpareler lime

    artık su uyur aşk uyanır mendilim kana boyanır
    bilirim bu baharda da herkes hasetlenir halime

    ve ellerim batik bir suda akar gözlerim her şeye bakar
    bahar bir gelsin yeter artık eksikse de bırak elleme

    su uyur düşman uyumaz suların dibi güllerde


    altı kız bir oğlan def çalıp şarkılar söylediler
    baktım birinin kara bir gecesi düşüvermiş mendilime

    simdi elimde baston silah, başımda şapka öyle
    ağzımda kursun hızında seçtiğim her kelime

    su. hiç kimse durmazsa her şey yürür, bu aşk demektir
    her şey kullanılmazsa dirim bir ihanettir ölüme

    sakiniz elimiz filan temiz baharı filan bekleriz
    fincanı tastan oyarlar içine bade mi koyarlar

    biz silah kuşanırız bize bir şey söyleme


    --alinti--

    satırlarının yazarı.
    (karabatak 12/09/2009 20:57)
  4. divan şiirine ve bu şiirin doğduğu geleneğe bakışı problemli olan şairdir.1970 yılında 'divan' adında bir kitabı yayınlar. osmanlıya bakışı o dönemin sol aydınlarında farklı olan kemal tahir 'tarih ve şiirimiz' başlıklı bir yazı ile turgut uyar'ı göklere çıkarır. divan edebiyatımızın şiirlerinden nasıl yararlanabileceğimizi divan'daki şiirleriyle turgut uyar'ın ispatladığını ve bu kitabı epey geç kalmış bir dönüşün önemli belirtilerinden biri sayarak selamladığını söyler. bu yazı üzerine turgut uyar kemal tahir ile aynı safa düşmediğini ispatlama çabasına girer. yapılan bir söyleşide;
    'divan adıyla hiç bir şeyi belirtmek istemediğini, sadece bir zamanlar bir yüksek sınıfın beğenisini karşılamak üzere kullanılmış bir biçimi, halk için kullanma isteği duyduğunu ifade eder. aslında klasik anlamda bir divan yapmayı hiç düşünmemiştir.
    'böyle bir şey bu gün için hem çağdışı, hem biraz gülünç bir şey de olurdu. kaldı ki ben divan temalarını da kullanmadım. bütün düşüncem ve kaygım yeni bir anlatım olanağı aramaktı. yapmak istediğimde hiç bir biçimde divan şiirine yaklaşmak çabası yoktur.sadece bir alet kullanmak istedim. kendi yapısı, kendi mantığı, kendi dünya görüşü kullanılarak divan şiirinden yararlanılması bu gün için olanaksızdır, gereksizdir. böyle bir kaynağa dönmeyi hiç düşünmedim. divan şiirinden, onun değerlerinden yararlanılarak bir yere varılabileceğine inanmıyorum. çağını doldurmuş ve kendini yenileyip diri tutamamış bir uygarlığın değerleri bugüne nasıl uygulanabilir.'
    (murakabe kalemi 12/09/2009 21:36)
  5. cumhuriyet olmasaydı adı dimitri turganus uyarmos olurdu.

    (bkz: cumhuriyet olmasaydı hepimizin adı dimitri olurdu)
    (namutedilalbatros 29/10/2009 11:41)
  6. türk şiirinin kendini tekrar etmeye başladığı noktada türk şiirine yeni yönünü vermiş şair..
    (bkz: hızla gelişecek kalbimiz)
    (bkz: geyikli gece)
    (ben 12/03/2010 12:50)


  7. --alinti--

    ama sizin adınız ne
    benim dengeni bozmayınız

    --alinti--

    (ismail gamir 13/03/2010 22:14)

  8. --alinti--

    sen nereye, ben oraya, adım adım
    insan sevdikçe iyileşiyor artık anladım.

    --alinti--

    (-sessiz- 13/03/2010 23:21)
  9. ...
    bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin
    bir de bu terli karanlık
    sonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorum
    nereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorum
    ...

    "göğe bakma durağı" ve yukarıda bir bölümünü alıntıladığım "kan uyku" gibi güzel şiirlerin şairi.
    (natrium 03/05/2010 11:55)
  10. "saatime bakıyorum, hiç kızmıyorum, hiç kızmıyorum" demiştir. daha ne desin.
    (zulmetefza 01/06/2010 10:02)


  11. --- Bir İntihar Akşamı ---

    Kısacık yoğun bir akşam
    herkesin yüzünün bir anıya karıştığı
    yoğun bir akşam
    ...bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde
    ve bir intihar üstüne söylenti
    bütün kıyıları dolaştı durdu
    kısacık bir akşam

    Kısacık serin bir akşam
    kelebeklerin atlarla yarıştığı
    yoğun bir akşam
    bazı mektuplar damgalandı postanelerde
    oturuldu bir takım şarkılar söylendi
    bir adam bir kadının kapısını vurdu
    kısacık bir akşam

    Neyi söylesem bir kahramanlıktı
    içinde azıcık buluştuğumuz
    bir bulutla bir kağıt peçete arasında
    kısacık yoğun bir akşam
    şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
    bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
    kısacık yoğun bir akşam

    Her şey bir unutkanlıktı
    arada bir deliler gibi kavuştuğumuz
    tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında
    kısacık yoğun bir akşam
    biliyordum bir soğuktu nereye varsam
    bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve
    kısacık yoğun bir akşam.

    Kim karıştırdı gerçekliğine
    yaşadığım sonsuzluğun
    ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
    imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne
    kısacık bir akşam
    duraladım ne yapsam

    Kim karıştırdı gerçekliğine
    su terazilerindeki ensizliğin
    ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi
    araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne
    kısacık bir akşam
    o kadar kısa ki bir akşam

    yüzümü suyun ardında buldum
    kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
    kısacık yoğun bir akşam
    serin bir akşam öyle söylediler...


    --- Bir İntihar Akşamı ---

    (leyl 02/07/2010 12:11)
  12. "için suçlu bir deniz gibi
    dokunma yüreğime"

    demiş güzel insan...
    (gregor samsa 06/07/2010 15:16)
  13. ... sevmek bir bütün nereden baksan
    ne ayıp ne günah ne uygunsuz...


    dünyanın en güzel arabistan ı/turgut uyar
    (ben 06/07/2010 15:20)
  14. "...herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım..."


    göğe bakma durağı/turgut uyar
    (ben 06/07/2010 15:23)
  15. (bkz: büyük saat )
    (pir-u pak 11/07/2010 18:40)
  16. okumaya doyamadıklarımızdandır...

    "...
    mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    dikey ve yatay mutsuzluktan
    mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
    sevgim acıyor
    biz giz dolu bir şey yaşadık
    onlar da orada yaşadılar
    bir dağın çarpıklığını
    bir sevinç sanarak
    en başta mutsuzluk elbet
    kasaba meyhanesi gibi
    kahkahası gün ışığına vurupta
    ötede beride yansımayan
    yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
    öbürünün bir kadından aldığı verem
    bütün ishanlarının tarihçesi
    bütün söz vermelerin tarihçesi
    sevgim acıyor
    yazık sevgime diyor birisi
    güzel gözlü bir çocuğun bile
    o kadar korunmuş bir yazı yoktu
    ne denmelidir bilemiyorum
    sevgim acıyor
    gemiler gene gelip gidiyor
    dağlar kararıp aydınlanacaklar
    ve o kadar
    tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
    sonbahar geldi hüzün
    kış geldi kara hüzün
    ey en akıllı kişisi dünyanın
    bazen yaz ortasında gündüzün
    sevgim acıyor
    kimi sevsem
    kim beni sevse
    eylül toparlandi gitti işte
    ekim falan da gider bu gidişle
    tarihe gömülen koca koca atlar
    tarihe gömülür o kadar
    ..."
    (gregor samsa 11/07/2010 19:00)
  17. ....
    (yaralı olmak
    yerinde olmamak
    uzun gecikmesi son kesinliğin
    bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü
    göz göze
    bakışınca. biliyoruz
    neyi bölüştüğümüzü.
    konuşmasak da.)
    ....
    (gregor samsa 23/07/2010 23:09)
  18. kişiye özel bir şairdir..

    "gidip dönelim
    belki bir yerde bir tohumda bir durumda belki
    belki o ses o yudum o yumuşak döşekler yeşil yeşiller
    ben taş çekerim yılmam çamur kararım yol döşerim
    bakarsın göneniriz gidip dönelim
    ben yılmam taş çekerim çamur kararım ben
    senin de gürül gürül saçların var nasıl olsa"


    denize gidip dönen mavilerin bire indirgenen üçlüğü
    (ben 25/07/2010 22:09 ~ 25/07/2010 22:10)
  19. "bir akşam nasıl tutulur kırılmadan
    böyle ince böyle görkemli"
    (gregor samsa 25/07/2010 22:16)
  20. Sizin hiç Turgut Uyar'ınız öldü mü diye bir yazı yazılmış ölümü hakkında..
    www.dunyabizim.com

    --- alıntı ---
    Bir yaz gecesi... Ölümü yaşamın çekim alanı içinde görmüştü Turgut Uyar. Ve o ölünce bir Ağustos gününde, beş on kişi birden öldü güneşe karşı. Ama ben hâlâ geyikli geceyi bulamadım. Çocuklar gibi çok korkuyorum. Süreyya Berfe'nin ardından dediği gibi işte, gönlüm pek buruştu be Turgut Abi:

    "Ağlamam Turgut, ağlamıyorum.
    Alnım kırışır.
    Alnım neyse ne de
    Gönlüm buruşur."

    --- alıntı ---
    (ben 25/08/2010 18:50 ~ 25/08/2010 18:53)
  21. "...ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
    imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne..''
    (ben 25/08/2010 19:01)
  22. cemal süreya'nın;

    "öldüğü gün
    hepimizi işten attılar"

    dizelerini atfettiği şairdir...
    (gregor samsa 25/08/2010 21:33)
  23. " bu ellerimi nereye koysam yakışmıyor,
    dedim ki en iyisi kucağında dursun."
    (gregor samsa 26/08/2010 02:31)
  24. "ellerin bir gezinmedir uykularda
    kimine korkudur, ısınmak kimine"
    (ben 29/08/2010 23:37)
  25. "kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
    her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
    diyarı gurbette kanlı bir aşk
    bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
    en uzak beyazlar
    en yakın ikindilerde,duygulu"
    (gregor samsa 29/08/2010 23:43)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.