vefa  

başlık içinde ara

  >>

  1. görülen hayırları-iyilikleri unutmama, nankörlük etmeme, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha güzeliyle karşılık vermeye devam etme anlamında peygamberane bir huy.

    en büyük vefa insanı, yine insanların en büyüğü olan hz. peygamber'dir. (s.a.v.)
    o, süt annesi ümmü eymen'i ve halime'yi, süt kardeşi şeyma'yı, ebu talib'in eşi fatıma'yı ömrü boyunca unutmamış, her fırsatta onlarla ilgilenmiştir.

    mekke döneminde, habeşistan'a hicret eden müslümanlara kucak açan habeş kralı necaşi'y daima hayırla yad etmiş, öldüğünde ona duada bulunmuş, yıllar sonra onun oğlu medine'ye geldiğinde, babasına olan hürmetinden dolayı oğluna bizzat kendi elleriyle hizmet etmiştir.
    (namutedilalbatros 18/08/2009 12:42)
  2. istanbul'da bulunan bir semt ismi.
    (kelimenin tam anlami 18/08/2009 14:25)
  3. sevgi de, saygı da gün gelir biter, bitebilir.. birini çok seversin, kötü şeyler yaşarsın, sevgin biter; daha da beter şeyleri yaşarsın, e insansın hayat bu, saygın da biter, bitebilir.. mamafih, vefa biterse.. vefa biterse, insanlık biter.. bir gülümsemenin bile vefası vardır, bırakın acı kahveyi.. o gülümseme bile vefaya şayandır. insan bunun farkında olmazsa, insan olmamıştır zaten..

    böyle bir şeydir vefa.. akrep için hayatın anlamıdır..
    (akrep 17/11/2009 00:40)
  4. 'eğer ömrümüz vefa ederse .......' diye başlayan güzel bir temenni sözü kullanırdı eskiler. şimdilerde chat ve msn diliyle büyüyen nesillerin ağzından hiç duyamayacağımız, bir ruh güzelliğini yansıtan kelimeler bunlar. kelimeler giderken işaret ettikleri manayı da yanlarında götürüyorlar. tatsız-tuzsuz bir dil, tatsız-tuzsuz insanlar, tatsız-tuzsuz bir dünya.
    (murakabe kalemi 17/11/2009 01:00)
  5. tanrıdandır.. tabii ki her şey tanrı kaynaklıdır ama vefa biraz daha ağır.. güzel geçirdiğiniz zamanların vefası; size kapısını açan bir dost, en çekilmez olduğunuz zamanlarda bile size sırtını çevirmeyen bir tanıdık. rumi'nin tabirince 'iki tokata sarımsak tarlasını satmayan' bir dost.. bu yüzden tanrısaldır. o da en kötü olduğumuz zamanlarda beklemez mi bizi tövbe edelim diye; bir daha, bir daha. o da gülmez mi bize sevecenlikle "kulumdur, gün gelir utanır." demez mi?.

    işte. bu duyguyu ne zaman kaybettiysek, esas o zaman öldük.. tabii ki yapılanlar söylenmez, tabii ki övünülmez her güzel duyguyla, hatırlatılmaz ikide bir.. ama edilgen kişi etkenin davranışlarını hatırlamıyorsa, dahası hatırlamayı aklına bile getirmiyorsa, boşverin zaten. dünyanın bir yerleri daha öldürülüyor o vakit. kaçıp kurtulun da değil bu; bakın size vefasızlık edene. ve örnek alın acı olsa da; olmayın öyle. doğru olan sizin yaptığınız olacaktır..
    (akrep 17/11/2009 08:09)
  6. (bkz: ahde vefa)
    (murakabe kalemi 19/11/2009 01:16)
  7. a ali ural ın kaleminden vefa tanımı:



    --alinti--

    vefa, kaybedilen bayrak yarışı

    hakem göğe ateş ettiyse de mermiler yere çizdi kulvarlarını. beyaz çizgiler arasında parçalara bölünen rüzgâr, dalgalandırmak için bayrak arıyor. tek başına kazanılabilecek bir yarış değil bu. her koşucunun bayrağı, ahdi, zamanı ve çizgisi var. sınırda arkadaşları var bayrağı bekleyen.
    paylarına düşen mesafeyi bir an önce kat edebilmek için çılgınca koşuyorlar. ellerindeki bayrağı teslim etmeden teslim etmeyecekler ruhlarını. Şakakları zonkluyor, kan zorluyor baraj kapaklarını. adaleleri nefes alıp veren tepeler, alçalıp yükseliyor. ciğerleri ayaklarını körüklüyor kıvılcımlar saçarak. göz ucuyla takip ediyorlar birbirlerini. kim bir adım önde? kimin nefesinde yırtık var? İşte arkadaşları büyüyor gitgide. yaklaştıkça işaret çizgisine, büyüyor arkadaşları. yirmi metrelik bayrak değiştirme bölgesinde teslim edilecek bayraklar. durmak yok, göz göze gelmek bile kaybettirebilir yarışı. koşarken elden ele geçecek bayrak. tribünler ayağa kalkacak o an. dalgalanacak stadyum. bayraklar çırpınacak. İşte o an! nefesler tutuldu, bayraklar da! el ele değdi. akıl akıla. tam ciğerleri patlayacakken arkadaşlarında dirildi yarışçılar. İki ruhu tek bedene sığdırıp devam ettiler koşmaya. dört uçurum vardı aşılması gereken. dört mesafe. dört ruh. dört bayrak. dört zaman. devran döndü koşucular da. vakit geldi üç ruhu sığdırdılar bir bedene, ne adamlar! bir ruh daha sığdırılsa kazanılacak yarış. dört çarpı dört yüz metrede vefa!

    hakem meşin kaplı sözlüğün sayfalarını çevirmeye başladı. v harfinden üç uçurtma yapıp göğe bıraktı. Üç cümle dalgalandı süzüldükçe uçurtmalar. verdiği sözde durmak. , sevgide süreklilik, bağlılık ve sadakat. , sadık kalmak bezm-i elestte allah a verdiği söze. Üç çarpı sonsuz. yeni bir yarış başladı gökte. vaadini, adağını, yeminini tutanlar; borçlarını ödeyen, dostlarına sadık kalan ve kardeşliğin gereğini yapanlar; tam ölçen, eksik tartmayan ve mallarının kusurunu gizlemeyenler; yetim malı yemeyen, yalancı şahitlik yapmayan ve rüşvet almayanlar; işte onlardı evet rabbimizsin! diye cevaplayan, ben sizin rabbiniz değil miyim? sorusunu ruhların yaratıldığı günde. onlardı, evreni vefa elmaslarıyla donatan, henüz vefat etmeden vefa yeryüzünde. ey abdullah b. ebi l- hamsa! anlat o halde bize vefalı muhammed i (sav: peygamber olmadan önce hz. muhammed le alış-verişle ilgili bir şey vermek için filan gün filan yerde buluşmak üzere sözleş­tik. fakat ben unuttum, ancak üçüncü gün hatırladım. gittim baktım ki, resul-i ekrem orada bekliyor. beni görünce: delikanlı beni yordun. Üç günden beri seni burada bekliyorum, buyurdu.) Şimdi sen söyle can ali(ra)! ne gördün dünyada vefadan: hayatım boyunca nice kimselere vefa gösterdimse de çoğundan vefa görmedim. buna rağmen vefakârlıktan vazgeçmedim. ah vefalı ali! demek sen de hz.yusuf gibi affettin kardeşlerini.

    hakem, açıkladı; takımlardan biri oyun dışı kaldı kuralı bozduğu için. yarışçılardan biri paylaşmadı çünkü bayrağı. tek başına devam etti koşmaya, helak olana kadar. seyirciler gök gürültüsü örttüler aymazlığın üstüne. takımları yenilmesin diye şimşekler fırlattılar. tufan kulvar çizgilerini kararttı. Şems anlattı da olanları görklü mevlana ya: Şeytan gibi hasetçi değilsen, dava kapısını bırak da vefa kapısına gel! diye çığlık attı konya dan. ve teşhisi yazdı kanla: tenini iplik edip dokumadı ahdini. teşhisi duyan ne kadar şair varsa. acı devalar dövdüler havanlarında. dokudular şiirlerini zulme karşı. hele içlerinden biri vardı ki. ne kadar sordumsa da adını vermedi. mısralarıyla kulvarlar çizdi yeni yarışçılara. Şöyle düşünüyor olmalı: kopmadıysa kıyamet, yarış sürüyor hâlâ. vefa yokluk mağarasına çekildi. zulüm tufanı kaynamaya başladı. söz ve eylem arasında uzun bir mesafe açıldı. ve bu satırları karalayan fakir, sözü tamamlamaya çalıştı. ne biliyorsun! belki de kıyamet koptu. Çöllerde gökdelenler yükseliyor. vefasızlık bayrakları dalgalanıyor her sofrada. yüce allah, siz ahdinize bağlı kalın, ben de ahdime bağlı kalayım. buyurmamış mıydı! (bakara, 40) son peygamber ilan etmemiş miydi bayrak yarışının sonucunu: kıyamet günü, allah öncekileri ve sonrakileri birleştirip topladığı zaman her vefasız için, onu tanıtan bir bayrak dikilir ve, bu falan (oğlu falanın vefasızlığıdır denilir. )

    tek kelimelik sözlük

    --alinti--

    (karabatak 19/11/2009 10:01)
  8. (bkz: vefa lisesi)
    (tuytun 19/11/2009 10:46)
  9. (bkz: vefa bozacısı)
    (tuytun 19/11/2009 10:50)
  10. uzun soluklu dostlukların ilacı. *
    (ahibaba 16/12/2009 22:49)
  11. (bkz: vefa istanbulda semtmiş)
    (kendieksenietrafindadonenadam 08/01/2010 23:12)
  12. (bkz: vefasızlık)
    (tuytun 11/01/2010 19:57)
  13. (bkz: sevenlerimizi üzmeyelim baba )
    (ubeyit hatipzade 04/04/2010 01:06)
  14. (bkz: malesef taze bitti) *
    (uzletî iyâl 04/04/2010 01:20)
  15. bittiğini düşünmenin hata olduğudur. eğer varsa bir vefasızlık bize aittir. müslümanlar vefalı olmazsa yer yüzünde hiç kimse vefalı olmaz. soruyu kendimize sormalıyız yakınmaktan daha çok.
    (zaloglurustem 04/04/2010 01:24)
  16. (bkz: vefakar)
    (tuytun 18/04/2010 19:38)
  17. dünya denilen alt tabakada cefa isimli dostuyla birlikte yaşayan
    ve sefa beklemeyen bir gariptir, vefa.
    (natrium 14/06/2010 23:04)
  18. vefa bir semt imiş şehri istanbul da diyerek yokluguna sitem edilen..

    Ger derse Fuzûlî ki "güzellerde vefâ var"
    Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır. ..
    (asude efgan 14/06/2010 23:14)
  19. aranandır kimi zaman ,bulunamayandır çoğu zaman...
    (dublorun dilemmasi 30/06/2010 00:50)
  20. 1.kaç aydır aklımdan çıkmıyor. tam bir şeyler karalıyorum ki aklıma vefasız arkadaşlar geliyor sonra bırakıyorum. küfür küfür taşıyor sabrım. artık dayanamıyorum. her hafta bir şeyler karalanmış mı diye kontrol ediyorum başlığı. yok sanki beni beklercesine sinmiş zihinlerde. parmaklarım istemsizce gidiyor klavyeye. "küfrüm sabrımı aşıyor bu gece..."

    insanların dost olup olmadıklarını belirleyen bir turnusol kağıdı konumundadır bu yüce davranış/duygu. insanların değerini belirleyen en güzel pırlantadır. kömürü elmasa dönüştüren ek karbon'dur. onun için her insanda bulunmaz bu vefa duygusu. azdır ve değerlidir.

    yıllarca vefa muhasebesi yapıyorum içimde. acaba diyorum insanlardan vefa beklemek acziyet değil midir? yani karşılığını allah'tan beklemek gerekmez mi? gibi soruları sordum kendime. sonra olayın karşılık bekleme meselesinden çok farklı olduğunun farkına vardım. benim beklediğim şey karşılık değildi. sadece yürekten söylenen bir "kardeş" hitabıydı beklediğim. hesapları alt üst eden, parayı kağıda çeviren, yüksek rakımlı makamları deniz seviyesine indiren bir "kardeş" hitabı...

    tanım: istanbul'da bir semt ismi.
    (dervis devrimci 08/08/2010 13:34)
  21. güzel ahlakı tamamlamak üzere gelen kainatın efendisinde, hatice annemize karşı allah a kavuşana kadar, en ulvi şekilde tezahür etmiş olan güzel ahlaktır.onu hiçbir zaman unutmamış hatta yıllar sonra aişe r.a annemizden rivayet edildiği üzere(rasülüllah s.a. bir kurban veya hediye geldiğinde hatice r.a nın akrabalarına gönderirdi) diye nakletmiştir.
    (medcezir 29/11/2010 09:41 ~ 12/04/2013 05:11)
  22. yemek yediği kaba tükürmemek de sayılır birnevi..
    (gnosei seauton 18/05/2011 15:43)
  23. istanbulda bir semt.
    (dundarbey 18/05/2011 15:46)
  24. lut kavmini helak için gönderilen meleklerin ibrahime uğramasıdır. allahın dostum dediği bir peygamberin varlığına gösterdiği önemdir. haberdar etmektir. aklında tutmaktır.
    hesap vermek değil kastım gönlünü hoş etmek.

    ne demiş fuzuli konuyla ilgili:

    vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm
    kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm
    (nadezhda 25/07/2011 14:40)
  25. yuzunuze ettigi hakaretlerden arkanizdan neler dedigini az cok tahmin ettiginiz eski arkadasinizin ismini, eskiden kalma aliskanlikla rutin dualarizi ederken zikrettiginizi farkedip de bu alisakanligi degistirmeye calismamaktir vefa.

    daha yaygin bilinen ve uygulamada olan gerceklik istanbulda bir semt.
    (charles de gaulle 08/10/2011 20:15)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.