mürteci sözlük » yolcu - her şey aslına rücû eder

yolcu  

başlık içinde ara

  >>

  1. leziz bir neşet ertaş türküsünün adı. sözleri manidardır, sevilen bir türküdür.
    video.google.com

    --alinti--

    bir anadan dünyadan gelen yolcu
    görüp de dünyaya gönül verdin mi
    kimi böcek kimi böğü kimi kurt
    bunlar neden nedenini sordun mu
    insandan doğanlar insan olurlar
    hayvandan doğanlar hayvan olurlar
    hepisi de bu dünyaya gelirler
    ana haktır sen bu sırra erdin mi
    vade tekmil olup ömrüm dolmadan
    emanetçi emaneti almadan
    ömrünün bağının gülü solmadan
    varıp bir cananda karar kıldın mı
    garip bülbül gibi feryat ederiz
    cahiller elinde küskün kederiz
    hep yolcuyuz böyle geldik gideriz
    dünya senin vatanın mı yurdun mu

    --alinti--

    (murakabe kalemi 20/12/2009 23:17)
  2. bir yere varmak için yola çıkan kimse.

    (bkz: yolcu dergisi)
    (ubeyit hatipzade 20/12/2009 23:35)
  3. gavs ı sani'ye göre dünyada iken ahiret için gerekli olanı toplaması gereken dünyadan gelip geçecek olan ahiretlik; insan...
    (adeviye 21/12/2009 00:05)
  4. bütün bir insanlık âlemi.

    (mâ lî ve lid dünyâ) "benim dünya ile ne işim var?.. (İnnemâ ene kerâkibün istezalle tahte zılliş şecereh) ben bir ağacın altında biraz nefes alıp, gölgesinde gölgelenip dinlenen bir yolcu gibiyim. *
    (lamelifye 21/12/2009 11:06)
  5. enfes bir (bkz: ahmet telli ) şiiridir, vurucudur...

    ama ıslığını unutma sakın, bir türküdür yine de yolcuya en çok yakışan...

    yolcu

    i/
    gün ağarmadan yola çık
    sislenmeden bütün dağ taş
    dönüp dönüp bakma artık
    bir ozan gibi ayrılığa düş

    dehşetli bir acıdır belki
    uçurum, orman ve rüzgar
    ve ağzında kuş tüyleri
    taşıyarak geçen bulutlar

    neyi bırakmışsan geride
    bir kül yığınıdır şimdiden
    ömrün gibi savrulup gider işte

    ama ıslığını unutma sakın
    bir türküdür yine de
    yolcuya en çok yakışan


    ii/
    dağın eteklerine vardığında
    şöyle bir dur ve soluklan
    sonra meşeliklerin orada
    sırtüstü uzan gün batarken

    dinle bir an ormanı ve suyu
    başlayacaktır az sonra
    doğanın yabanıl konçertosu
    hışırtılar içinde kalacak ova

    kayıp giderken bulutlar
    usulca sokulacak yüreğinin
    gizli geçitlerine bir rüzgar

    buğulu türküler duyacaksın
    ve aşk çılgınlıklar bekleyecektir
    yolları uçurumla kesilenlerden

    iii/
    dizginlerinden boşanmış bir at
    gibi soluk soluğayken doğa
    soluğun yetiyorsa yaylanıp tut
    yelesini ve katıl rüzgara

    unutma ki yalnız değilsin
    yüreklendiriyor seni aşk
    ve birdenbire boşanan
    bu çılgın sağanak

    aşk ile sağanak
    hep aynı kokuyu taşıyacak
    hangi kentte bir koklasan

    yolculuklar özetleyecek ömrünü
    gülüşü ve hüznü sürükleyen büyü
    elinde bir gül olacak sevdiğinin.
    (bstgtmim 21/12/2009 15:12)
  6. kün fiddünya keabbiris sebil.
    dünyada
    bir garip
    yolcu gibi ol.
    (sav)
    (huzuur 21/12/2009 15:19)
  7. ...

    iyi yolculuklar denmez bir gidene
    yapılamaz çünkü,
    çok yolculuk bir seferde
    yolcu denmez her gidene
    herkes o yolun taraftarı olmayabilir
    hiçbir sürgün, gittiği yolu, sevmez mesela.

    yol bi yere gitmez,
    o bir susma biçimidir
    soğuk bir taşıtın
    uğultusunda...
    *
    (bkz: serbest çağrışım)
    (papillon 21/12/2009 15:22)
  8. (bkz: hazreti mesîh)

    mesîh'in kelime mânâsının "seyahat eden" olduğunu öğrenmiştim hafta sonu.
    (lamelifye 21/12/2009 15:26)
  9. duasının şüphesiz kabul olunacağına dair müjde verilen...
    (adeviye 17/01/2010 12:53)
  10. ali güven'in bir şarkısı.

    gideceksin vakit ayrılık vakti
    bugün her günden daha uzun sanki
    bitti aşkımız yolun sonundayız
    her şey söylendi sırada susmak var
    bitti aşkımız yolun sonundayız
    herşey yaşandı sırada gitmek var
    ardına bakma yolcu
    gece almaya geldi seni benden
    beni bir daha sorma yolcu
    arama gittiğin yerden
    geri dönmeye kalkma yolcu
    kader almaya geldi seni benden
    beni bir daha sorma yolcu
    arama gittiğin yerden.
    (ubeyit hatipzade 17/01/2010 13:02)
  11. (bkz: abbas yolcu)
    (murakabe kalemi 28/01/2010 00:18)
  12. önüne dağ koysan ferhat moduna gark olacak kişi.
    (ebu tarik el aziz 28/01/2010 00:26)
  13. (bkz: insan)
    (adeviye 28/01/2010 00:27)
  14. ikinci nesil mürteci sözlük yazarı. *
    (ubeyit hatipzade 22/02/2010 03:21)
  15. 18 yaşında, hayatın baharında bir mürteci. allah yolunu ve bahtını açık etsin. hoş gelmiş, sefalar getirmiş.


    (there are messages from god 22/02/2010 20:54)
  16. yolun henüz başında; yoldaki işaretleri görmesini ve doğru anlayıp değerlendirmesini, +18 e geldiğinde #74971 diyebilmesini dilediğim yazar arkadaşımız... hoşgelmiş kendisi...
    (adeviye 22/02/2010 20:58)
  17. on yıl sonra ah vah etmemesi için şimdiden derslerinin/kitaplarının vs. başında olması elzem olan çiçeği, hem hayatta hem sözlükte, burnunda yazar...* ***

    (bkz: sözlükten adam soğutmak)
    (kendini arayan adamin kendi 22/02/2010 21:10)
  18. sonunda sözlükte kendimden küçük birini bulmanın mutluluğuyla hoşgeldin diyorum.*

    kişisel sayfası için;
    www.murtecisozluk.com
    (ben 22/02/2010 21:23)
  19. hoşbulduk, hoşgeldin mesajları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
    (yolcu 22/02/2010 21:29)
  20. (bkz: dur yolcu)
    (esrar 03/05/2010 12:26)
  21. (bkz: yolcu yolunda gerek )
    (zeynoshka 03/05/2010 16:15)
  22. bizler uzun bir seferdeyiz.
    buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz.
    o yollarda zulümatı dağıtacak bir nur ve bir erzak lâzımdır.
    güvendiğimiz akıl ve ilimden ümid yok.
    ancak kur an ın güneşinden, rahman ın hazinesinden tedarik edilebilir.

    mesnevi-i nuriye

    ey insan!
    senin önünde iki yol var.
    birisinden gitsen, kâinatın esfel-i safilînine
    * gidersin.
    diğer yoldan gidersen, a lâ-yı illiyyîn-i şerefe* çıkabilirsin. nur un ilk kapısı


    www.facebook.com
    (ahmedyolcu 03/05/2010 16:56)
  23. sıdk ile yola koyulan. "seyr"eden. O'na O'nda olmayan bir şeyle varmak düşüncesinde olan. O'na O'nda olmayan bir şeyle yaklaşan. liyakatsizliğinin, aczinin ve fakrının bilinci, mesuliyetlerinin şuuru ile yola çıkan. çapı, kalibresi, kendisine musahhar kılınan "vasıta"ların ve hikâyesinin izin verdiği ölçüde değerlendirilecek olan.

    yolcu, bir hasan hüseyin korkmazgil şiiri; kurtuluşun müjdecisi bir sayha gibi:

    ...

    görüyorum ki, bir an önce varmak istiyorsun oraya. gerginsin
    kıpır kıpırsın, soluk soluğasın, yay gibisin ey yolcu
    coşkunluğun ne güzel, öfken ne güzel
    sana selam, sana saygı
    ey yolcu

    fakat düşündün mü yolunun uzunluğunu ?
    neler var yolunun üstünde, düşündün mü?
    koşar-adım aşabilecek misin şu dağı, geçebilecek misin
    bu hızla şu beli, tırmanabilecek misin bu solukla şu sırtı ?
    ovada dikenler yollara uçmuştur, kuru dereleri seller basmıştır,
    kar yağmıştır belki o tepelere ? böyle, uçar gibi geçip
    gidebilecek misin oralardan, hemen varabilecek misin oraya ?
    belki sırtlanlar üşüşmüştür leşlere, kuzgunlar tutmuştur belki
    yolları. belki silinmiştir ayak izleri yolcuların.
    bütün bunları düşündün mu ey yolcu ? çünkü sen, ne ilk yolcususun
    bu yolun, ne de son.

    derim ki sana:
    nehirler boyu git
    nerelerde ve niçin durgundur nehirler,
    nerelerde ve niçin hırçındır nehirler,
    nerelerde ve niçin mendereslidir,
    nerelerde ve niçin çağlayanlı ve de çavlanlıdır nehirler,
    gözlerinle gör, duy kulaklarınla
    gör ve duy ki, nasıl varır nehirler denizlere

    derim ki sana:
    denize varmaktır amacı nehrin, denize varmak, ey yolcu!
    büyükse dağ, aşamıyorsa üstünden nehir, dolanır çevresini dağın.
    büyükse kaya, söküp atamıyorsa nehir, birikip birikip taşar
    üstünden, dolanır yanını yöresini. yokuşsa yolu, koşamıyorsa
    menderesler çizer nehir. uçurum çıkarsa önüne, kapıp bırakır kendini
    nehir, açar kanatlarını; varır varacağı yere, oraya denize

    derim ki sana:
    nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını
    sen de bir nehirsin ey yolcu
    senin de varmak istediğin bir yer var
    gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak
    engeller
    nasıl aşılır, öğren nehirlerden
    yarı yolda yok olup gitmek değildir
    amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya
    varmaktır oraya, ey yolcu

    derim ki sana :
    iyi oku yolunu, avucunun içi gibi bil
    dizlerini, ciğerlerini,
    yüreğini sıkı tut, iyi dengele
    ovada koşar gibi vurma kendini
    dik yokuşlara
    uçuruma atlar gibi bindirme kayalara
    "daha koş, daha koş" diye alkış tutanlara kanıp da, kesilip
    kalma yarı yolda
    dipdiri varmalısın oraya
    hız koşusu değil bu,
    ey yolcu, engelli koşudur bu
    engelleri aşa aşa, gücünü koruya
    koruya varmalısın oraya
    çünkü oraya varmaktır amacın, koşmak değil
    boşuna sevmedim nehirleri
    aktıkça büyümesi boşuna değil
    nehirlerin
    akan büyür, ey yolcu
    "erişir menzil-i maksuduna aheste giden" demiyorum ben sana,
    "tiz reftar olanın payine damen dolaşır " demiyorum. böyle
    demiyor çünkü nehirler. duracaksın, dolacaksın, atlayacaksın,
    aşacaksın, koşacaksın ve varacaksın oraya, diyor nehirler.
    öyle diyorum ben de
    beni dinle, beni anla ey yolcu

    adım adım
    kulaç kulaç
    ilerliyor nehir
    yoklayıp
    araştırarak
    tartıp
    dengeliyerek
    adım adım
    pençe pençe
    ilerliyor nehir
    birdenbire koçbaşı
    birdenbire ipek bir çarşaf
    ve balıklar kurbağalar yosunlar
    köprüler ve yoksul değirmenleri bozkırın
    birdenbire bir uğultu
    birdenbire bir kıyamet
    bindirip
    çekilerek
    çekilip
    toparlanarak
    varıyor cüceleşip
    devleşerek
    varıyor
    nehirlerce kahkahalarla

    şarkılar söylemeliyim
    nehirler gibi uzun
    nehirler gibi kollu
    nehirler gibi hırçın
    ve yumuşak
    ve nehirler gibi
    dur
    durak bilmeyen şarkılar söylemeliyim

    gitmek
    nehirlerle yanyana
    gitmek
    nehirler gibi zor
    nehirler gibi çetin
    nehirler gibi umutlu
    gitmek
    nehirlerden de öteye
    oraya
    taaa oraya
    o büyük kurtuluşa
    yüreğim
    yaralı kuşum
    topla ve aç kanatlarını

    ...
    (natrium 06/07/2010 11:24 ~ 06/07/2010 11:25)
  24. Yolcu buruk baş gerek
    Gözde daim yaş gerek
    Huy biraz yavaş gerek
    Yoksa yollar aşılmaz.
    Hocaefendinin bu güzel dizelerinin mükemmel şekilde söylenişini dinlemek için

    fizy.com
    (heyula 06/07/2010 11:31)
  25. bir kıraç şarkısı.

    fizy.com
    (fukaraca 06/07/2010 11:33)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.