zaman  

başlık içinde ara

  >>

  1. dördüncü boyut.
    (zehir gibi 14/08/2009 22:58)
  2. biz insanlar için sermaye olan kavramdır.


    --alinti--

    sermayesi eriyen bu adama yardım edin.

    --alinti--

    (usturublu 14/08/2009 23:14)
  3. dünyanın hareketi esas alınınca başka,
    ayın hareketi esas alınınca başka,
    kişinin kendi özel hareketini esas alınca başka,
    velhasıl, hangi şey esas alınırsa alınsın, sonucu ve etkileri her zaman başka çıkan harekete endeksli, boyutsuz bir sıralı dizi.
    (kaylûle 14/08/2009 23:15)
  4. bir necip fazıl şiiri.



    nedir zaman, nedir?
    bir su mu, bir kuş mu?
    nedir zaman, nedir?
    İniş mi, yokuş mu?

    bir sese benziyor;
    arkanız hep zifir!
    bir sese benziyor;
    Önünüz tüm kabir!

    belki de bir hırsız;
    İzi, lekesi var.
    belki de bir hırsız;
    o yok, gölgesi var.

    annesi azabın,
    sonsuzluk, şarkısı.
    annesi azabın,
    cinnetin tıpkısı.

    İçimde bir nokta;
    dönüyor aleve.
    İçimde bir nokta;
    beynimde bir güve.

    akrep ve yelkovan,
    varlığın nabzında.
    akrep ve yelkovan,
    yokluğun ağzında.

    zamanın çarkları,
    sizi yürütüyor!
    zamanın çarkları,
    beni öğütüyor.

    zaman her yerde ve
    her şeyin içinde.
    zaman her yerde ve
    acem'de ve Çin'de.

    kime kaçsam ondan;
    ha yakın, ha ırak?
    kime kaçsam ondan;
    ya sema, ya toprak...
    (amenna 14/08/2009 23:43)
  5. abdulbaki kömür'ün harika yorumladığı süper ezgisi.



    --alinti--

    kaybolur hayatın tarifsiz ahengi
    zaman bir tablodur düşer duvarlardan
    düşüncemi aşan gizli bir mimari
    yükselir sonsuzluk manzaralarından

    yaslasam başımı hatıralarıma
    bir şah damar gibi vuruyor hayaller
    vuslat bilemem ki hangi rüyalarda
    ayrılıktan şimdi üşür durur eller

    bir yağmur sonrası gurbetimde akşam
    ruhumun dinmeyen nedametleridir
    ağarmış saçında eskiyen şu zaman
    sonsuza dökülen gizemli bir nehir

    bir terennüm olur ah dudaklarımda
    gönlümde vuslatı sürükleyen hicran
    rüzgardır içimi körükleyen sevda
    bir yağmur sonrası gurbetimde akşam

    --alinti--
    (kendini arayan adamin kendi 18/08/2009 10:47)
  6. "ey başına musibet geldikde zamana sitem eden kişi!

    sana gadretti diye zamanı kınama,
    zaman memurdur, onun da bir amiri var!"


    (nereden olduğunu bilmediğim, hafızamda kalan dizelerdir)


    (cehl-i murekkeb 19/08/2009 23:35)
  7. (bkz: zaman gazetesi)
    (darp hane 20/08/2009 01:27)
  8. yaşandığı anda kıymeti bilinmeyen, elden akıp gidince ah vah ettiğimiz süreç.
    (mustemi 21/08/2009 14:06)
  9. sözleri cengizhan mutlu'ya bestesi yıldırım gürses'e ait bir şarkı.

    dallarda yapraklar sarardı soldu
    en güzel günleri eritti zaman.
    gönlümüzde yanan sevda kayboldu
    pembe hayalleri mahvetti zaman

    hasret damla damla içime sindi
    ruhumuzda kopan fırtına dindi
    aşk oyunu bitti perdesi indi
    bizi kederlere terketti zaman

    bahçemde açılan gülü soldurdu
    gönlüme bitmeyen hüzün doldurdu
    rüzgarın önüne attı savurdu
    bir uzak diyarda kaybetti zaman
    (tuytun 24/08/2009 21:27)
  10. göreceli bir kavramdır.

    mesela düşünün; bizim iki adım atmamız için geçen süre 1 saniye ise boyu 20 metre olan bir devin iki adımı yaklaşık 5 saniye sürecekti. çünkü koşarken bizim kadar seri ve çevik olmasını ne fizyolojisi ne de yer çekimi destekler. fakat kalp atışı, sesinin tonu kendi zaman dilimine göre pek doğaldır. yani iki adımımızda ömrümüzden tükendiği miktarın aynısı onda da tükenecekti. bu demek oluyor ki 20 metrelik bir devin bir günü bizim 5 günümüze denk gelir.

    anlamadı iseniz biraz daha örnek verelim. karıncaların adımını çok seri atması bizi şaşırtmasın, kendi vücutlarına göre normal olabilir. güneş sistemi galaksi etrafında bilmem kaç bin senede bir tam tur atarken, mikro alemde elektronlar saniyede milyonlarca tur atabilir. yani güneş sisteminin bir senesi zamanın bize bakan boyutu ile binlerce yıl, elektronun bir senesi ise nanosaniyelerle ölçülür. ama bir sene her ikisine göre de bir senedir.

    bizler hepimiz bir derenin içerisinde sürüklenen yapraklar gibi olduğumuzdan zaman kavramını anlamamız zordur. yani aklen ihata edemediğimiz için yanlışa sapabiliriz. ama birisi, bu boyuttan münezzeh olan birisi bizi tutup o derenin içinden çıkarsa, geçmiş ve geleceği bir anda görebilecek ve hatamızın farkında olabileceğiz. ve hatta kader meselesi de biraz olsun çözüme kavuşmuş olacak. yani hadisin ifadesi ile manzarı ala'dan bakınca günümüzü görebiliyor, aynı zamanda hazreti adem ve havva dünyaya gönderiliyor, cibril efendimize vahiy getiriyor ve insanlar cennet ve cehenneme ayrılıyor olabilir. yani allah katında zaman kavramı yoktur, belki gerçek zaman şu anda içinde bulunduğumuz zaman değildir. insan rüyada iken her şeyi unutabilir, fakat sabahleyin uyandığı zaman önceki gece ile bugünü bağlayıp aradakilerin rüya olduğunu anlar. dünyada ise uykudayız ve derler ki uyanınca, yani ölünce gerçek akıl devreye girecek ve alem i ervahtaki durumumuz ile beraber mahşerdeki halimizi göreceğiz. dünyanın ise bir rüya olduğunu anlayacak ve bize "ne kadar orada kaldınız" diye sorulduğunda "belki 1 gün, belki daha da az" diye cevap vereceğiz.

    aynı şey kainatın 6 günde yaratılışını anlatan ayette de mündemiçtir. fakat bunu risale i nur külliyatına havale ediyoruz.

    bir de zamanın hoşuma giden bir yanı vardır ki o da güzel kullanıldığında emrinin altına yavaş yavaş girebilmesidir. hazreti peygamber hendek savaşında keferenin baskısından dolayı ikindi namazını kılamamış, güneş batmak üzereyken de güneşe dönüp "sen de allah'ın bir kulusun. ben de allah'ın bir kuluyum. sen sana emredileni yaparsın, ben de bana emredileni yaparım. ama ben bütün uğraşlarıma rağmen ikindi namazını kılmak için vakit bulamadım, sen beni beklemelisin -veya beklemek zorundasın-" zira allah bizlere namazı farz kılmıştır ve farz olan bir şeyi yapmak için bize o zamanı vermek onun vazifesidir. ve güneş bekler, ikindi kılındıktan sonra gurûb eder. işte size bir misal. peygamberin ashabında ve ümmetinde mucize yoktur ama mucize televvünlü kerametler vardır. zamana hükmeden binler evliya şahidimizdir.

    bir gün de hazreti ali efendimiz sabahnamazına giderken önünde giden bir gayri müslimi sakalına hürmeten geçmez, onun arkasında yürür. çok uzun bir süre sonunda mescide ulaşır ve ilk rekatın rükûuna yetişir ve namazı tamamlar. namazdan sonra sahabe :
    -ya resulullah! ilk rükuda o kadar çok durdunuz ki güneş doğacak zannettik..
    -ben kalkacakken mikail hem belimi tuttu, hem de güneşin doğmasını engelledi.
    işte bir keramet-i aleviye.

    zamanda geriye gitme meselesi de sadece teorilerde bekliyor. bana göre zamanda geriye gidilmez fakat önceden yaşanmş şeylerin görüntüleri yakalanabilir. yani fatih'in istanbulu fethetme görüntüleri eğer ki uzayın derinliklerinde dolaşıyorsa ve insanlar ışık hızından çok daha süratli hareket etmeyi ve ışığı yakalamayı, yakalayıp sentez yapmayı başarabilirse izleyebiliriz.

    aslında bu kadar kafa karıştırmaya gerek yoktu. zamanın hakikatı levh i mahv u isbattır deyip noktayı koymuş üstadımız. yani sürekli yazılır silinir bozulur yerine yenisi sübut buldurulur bir tahta, bir levha. bir toz parçasının kainatın yaratılışından tutun da kıyamet kopmasına kadar bulunduğu koordinatları kaydeden bir sistem. çok kafamı kurcalamıştı, nasıl bir şey diyordum kendi kendime.. fakat cevap zaman imiş, gözümün önündeymiş cevap.

    zaman rabbin bir nimeti, bir sermayesidir. aynı zamanda allah'ın isimlerinden bir isimdir. bu yüzden dehr'e yani zamana sövmeyin diyor efendimiz.
    (lamelifye 22/09/2009 21:09)
  11. yaratılış sürecinin üzerimizde bıraktığı etki, der muhammed ikbal.

    ayrıca seri zamanın, sonsuzluğu algılayamayan egonun suni bir inşası olduğunu savunarak, egonun böyle yaparak gerçeğin içindeki özü kaçırıp kendisini bir kabuğa hasrettiğini ileri sürer.
    şöyle hitap eder aslında birlik içinde olan zamanı parçalara ayıran egoya:

    dün ve yarın tarafından büyülenen, bak!
    kalbindeki diğer dünyaları gör.
    çamuruna karanlık tohumlar ektin
    zamanı bir çizgi gibi hayal ettin
    gecenin ve gündüzün ölçüsüyle
    senin düşüncen zamanı ölçer,
    zamanı, uzay gibi genişlettin
    ve dünü, yarından ayırdın
    kendi bahçenden bir esinti gibi çıktın gittin
    kendi elinle kendi zindanını yaptın.
    (mina 17/10/2009 16:43)
  12. zamanın kişilerin ruh haletine göre göreceliliğini üstad necip fazıl kısakürek,zindandan mehmed e mektup şiirinde şöyle anlatmıştır:

    çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
    dakika düşelim, senelik paydan!
    zindanda dakika farksızdır aydan.

    karıştır çayını zaman erisin;
    köpük köpük, duman duman erisin!
    (tuytun 20/10/2009 11:06)
  13. kıraç'ın 2001 yılında çıkan 3. albümünün ve albüme adını veren söz ve müziği kendisine ait şarkısının adı. albümde 12 tane şarkı yer alıyor;
    -düş yakamızdan
    -gönül
    -yıllar sonra
    -zaman
    -eğer istersen
    -sonsuza kadar
    -endamın yeter
    -kan ve gül
    -demirci
    -derdimi söylesem
    -çayır çimen geze geze
    -salak oğlan
    www.youtube.com
    (murakabe kalemi 30/11/2009 13:23)
  14. (bkz: zamanın çıldırtıcılığı)
    (tuytun 08/12/2009 17:18)
  15. tersten okunuşu namaz olan kavram.
    (yettim gayri 08/12/2009 20:12)
  16. en kaliteli öğretmenin adıdır zaman. kötü birde huyu vardır, tüm öğrencilerini öldürmektedir ve bu huyu kıyamete kadar devam edecektir. *
    (iskenderpasha 03/02/2010 21:34)
  17. durdurulması imkansız olan, dizginsiz bir ata benzettiğim, yıllardır filmlerde makinesi yapılıp geçmişe gidilen kavram

    (bkz: unstoppable )
    (diptengelensesler 03/02/2010 21:56)
  18. hızla akıp gidişi engellenemeyen kavram; ötesinde yaşamaya çalışan bol olduğu gibi gerisinde yaşamak için çaba harcayıp birbirini destekleyenler de azınsanmayacak kadar çoktur...
    (adeviye 04/02/2010 09:31)
  19. (bkz: bozuk para)
    (minelx 04/02/2010 12:00)
  20. zaman hem tebeşir hem tahta. bu mefhumu biraz anlayabilsek kader ile alakalı bazı sırları da anlayacağız galiba.

    gazetedeki resimlerin canlı olduğunu düşünelim. yani iki boyutlu olarak. en ve boy var ama derinlik yok. gazetenin üzerinde duran bir kalemi 3 boyutlu algılayamazlar. ancak izdüşümüne muttali olurlar.

    zaman acip bir mefhum. 3 boyutla kesiştiği noktada levh-i mahv u isbat devreye giriyor.
    (lamelifye 04/02/2010 16:56)
  21. en etkili ilaç.
    (feryâd-i ebkem 18/02/2010 10:51)
  22. bir gazetenin adı
    (laluebkem 27/02/2010 15:03)
  23. akıp giden kavram...akaaar, gider...
    (kaizer 04/04/2010 04:16)
  24. yaşadıklarımız, ve yaşayacaklarımız tek birşeye bağlıdır, o da zaman.. yeter ki doğru geçirmesini bilelim..
    (efil 10/04/2010 19:05)
  25. zaman tükeniyor hızla..
    söylenecek söz kaldı mı?
    incinen gönüllerde
    tekellüme hâl kaldı mı?
    isli mürekkep düşer de
    ahrarlı kâğıda,
    muvâsalat edip
    kelâma bürünecek
    harf kaldı mı?..

    f. pür taksiyr
    (aynaveinsan 26/04/2010 18:37)

>>


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.